Ankara'da Gençlerin Siyasete Katılımı Tartışıldı

Ankara’da Gençlerin Siyasete Katılımı Tartışıldı

 

Ankara Kent Konseyi ve JCI Ankara’nın katkılarıyla düzenlenen “Gençlerin Siyasete Aktif Katılımını Tartışma” etkinliği, önemli isimlerin katılımıyla gerçekleştirildi.

GONCAGÜL KONAŞ

Ankara Kent Konseyi ve JCI Ankara’nın katkılarıyla düzenlenen “Gençlerin Siyasete Aktif Katılımını Tartışma” etkinliği, önemli isimlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte, Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ve CHP Kültür ve Turizmden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülşah Deniz Atalar konuşmalar yaparak soruları yanıtladı.

HALİL İBRAHİM YILMAZ: “GENÇLERİN KATILIMI İÇİN DİNAMİK VE SORGULAYICI BİR SİVİL TOPLUM GEREKLİ”

Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz etkinlikte yaptığı konuşmada, “Yaptığım işin kent konseyleriyle örtüştüğünü fark ettim. Akademik alanda katılım kültürünü çalışmıyorum, ama uygulayıcıyım. Cumhuriyet Üniversitesi’nde okudum ve oraya gitme sürecimde bu alana ilgim vardı. KOP 26 zirvesine katıldık, Ankara Ticaret Odası ile kent konseyi ekonomisini şekillendirdik ve yüz elli bin kişiyi topladık. Gittiğimiz her yerde farklı insanlarla tanıştık ve farklı alanlarda deneyimler kazandık. Gençlerle çalışmaya başladım ve bu süreçte birçok eleştiri aldım. Toplumun her kesimini bir araya getirmeye çalıştım ve ortak sorunlara odaklandık: yoksulluk, yolsuzluk ve genç işsizlik. Sivil toplumda değerler üzerinden tartışma yaptığınızda farklı inançlara saygı duyarak iletişim kurmanın önemini gördüm. Bu süreçte farklı mahallelerden insanlarla temas kurarak sorgulama ve gelişme sağladık. Sivil toplumda liderlerin kamu kaynaklarından yararlanarak uzun yıllar oturdukları pozisyonlarda sorgulanmadığını fark ettim. Bu durum, sivil toplumun gelişmesini engelliyor. Soru sorulmayan alanlar gelişmiyor. Türkiye’de yirmi milyondan fazla genç nüfus var ve bu gençlerin katılımını sağlamak için sivil toplumun daha dinamik ve sorgulayıcı olması gerekiyor.” ifadelerine yer verdi.

“SORUNLARI ÇÖZEBİLMEMİZ İÇİN CHP’Yİ İKTİDARA GETİRMENİZ GEREKİYOR!”

CHP Kültür ve Turizmden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülşah Deniz Atalar ise sığınmacı ve göçmen sorununu ele alarak, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin her konuda politikası var. Sığınmacı ve göçmen sorunu sadece Suriyelileri değil, Afganistan, Özbekistan ve Türkiye Cumhuriyetlerinden gelenleri, ayrıca Afrika’dan okumaya gelenleri de kapsıyor. Kültür ve turizm sorumlusu olarak, Frigler’den beri burada kadim bir medeniyet ve ortak yaşama kültürümüz olduğunu söyleyebilirim. Bu ortak yaşama kültürünü hep beraber devam ettireceğiz. Ancak, siyaseten imzaladığımız bazı uluslararası anlaşmalar var ve bunları biz imzalamadık. İktidara gelince bu sözleşmelerden vazgeçebiliriz. Bu yüzden, sorunlarınızı çözebilmemiz için Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidara getirmeniz gerekiyor. Şu anda sadece yerelde sorumluluğumuz olan konularla ilgili sorunları çözebiliriz.” şeklinde konuştu.

ERDAL BEŞİKÇİOĞLU: “GENÇLERİN ÖZGÜVENİNİ AŞILAMAK ÇOK ÖNEMLİ”

Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu da gençlere özgüven aşılamanın çocukluk döneminde ailede başladığını vurgulayarak, “Kreşlerden başlayıp çocukken onları var etmek, gençken özgüvenlerini aşılamak, olgunlaştıklarında da faydalı bireyler olarak yetiştirmek üzere üç aşamalı bir süreç oluşturmalıyız. Metin başkanımızla beraber gençler konusunda, spor ve spor aktiviteleri konusunda çok sesli bir yapıya sahibiz. Etimesgut’ta kardeşlerimiz olarak daha gezip gören, dokunan, hisseden ve düşüncelerini kendi içinde olgunlaştırmaya çalışan bir yapı kurmaya çalışıyoruz. Etimesgut kapalı bir dünyaydı. Şimdi kapılarını açtık ve seslerini duyma zamanı geldi. Her zaman gençlerle beraber yürüyeceğiz. Sadece kültür ve sanat konusunda değil, onların yaşam kalitesini artıracak yapıları da kurmamız gerekiyor. Düşünebiliyor musunuz? Dört tane üniversite var ilçede ama bir tek belediyeye ait yurt yok. Genç nüfus, ihtiyar gençleri de etkileyen, özendirici ve dinamik bir yapıya sahiptir. Bu dinamizmi sağlayabilmek için onların arzuları ve istekleri doğrultusunda hareket etmemiz gerekir.” dedi.

“ÜRETEN HERKES KÜLTÜR SANAT DÜŞMANI DEĞİLDİR!”

Etkinliğe katılan konuşmacılardan biri Halil İbrahim Yılmaz’a şu soruyu yöneltti: “Ankara özelinde kamusal alan ve özel alan tartışmalarında, sermayeyi kimin elinde bulundurduğuna dair bir tartışma var. İstanbul, İzmir gibi şehirlerde daha modern bir kültür görüyoruz, ama Ankara sonradan gelişmiş bir yer. Buradaki faaliyetlerin, sermayeyi elinde bulunduranların kamusal alanı belirlemesi nedeniyle zorlaştığını düşünüyorum. TÜSİAD’ın Eskişehir’deki faaliyetleri kültür sanat etkinliklerini zorlaştırıyor ve kamusal alanı daraltıyor. Bu durumda, sermayenin dönüşümünü sağlamadan nasıl bir yol izleyebiliriz?”

 

Bu soruya Yılmaz şu yanıtı verdi: “Ankara’da bir milyon sekiz yüz bin emekçi var, bunun dört yüz bini kamuda çalışıyor. Ostim Organize Sanayi Bölgesi’yle beraber burası sanayi kenti. Ankara, sanata direnç gösteren bir kitleye sahip değil, ancak bu alana yatırım yapma sorunu var. Kamusal alanı bütçeyi yöneten veya özel sektörde güçlü sermaye yapan arkadaşlar bu alanı taş geçirme gibi bir sorunu var. Kolay kazanç sağlama ve rant imarlarıyla kısa paslaşmalar sonucu milyar dolarlık ekonomiler oluşturdular. Bu kazançların kente yatırıma dönüştürülmediğini görüyoruz. Kentte hayatı kolaylaştıracak yatırımlar yapılmıyor. Sermaye grubunun bu alanı taş geçirme davranışını değiştirmesi gerekiyor. Üretenlerle temas kurarak, toplumun her kesiminde istifade edilebilecek bir kültür sanat biçimine yatırım yapmamız gerekiyor. Mansur başkanın bu konudaki bakışı çok net. Belediye başkanlarımız da bu konuda savaş vermek için mücadele başlatmış durumda. Yenişehir’deki kültür sanat alanına yatırım yapacaklarını düşünüyorum. Kent konseyinde başkan vekilimizin yer alması, sermaye grubunun ön yargılarını azaltabilir. Üreten herkes kültür sanat düşmanı değildir, bu alanda temas kurarak ezberlerimizi yenilememiz gerekiyor.”

GÜLŞAH DENİZ ATALAR: ‘SOSYAL MEDYA DEZENFORMASYON YARATIYOR’

Yine etkinliğe katılanlardan JCI Ankara yönetim kurulundan Tarık, Gülşah Deniz Atalar’a şu soruyu sordu: “Gençlerle ilgili bir sorum var. Günümüzde siyasete katılmak isteyen çok fazla genç var. Bu alanda hızlı şekilde ilerlemek için birkaç ipucu verebilir misiniz? Sosyal medyanın kullanımı hakkında da ne düşünüyorsunuz?”

Soruyu yanıtlayan Atalar, şunları söyledi: “Ben bilişim uzmanıyım ve yüksek lisansım teknoloji politikaları üzerine. Sosyal medyanın dezenformasyon yarattığını düşünüyorum. Bu durum, insanların politik katılımını da etkiliyor. Sosyal medyada önemli olan iyi içerik üretmek. Siz içerik ürettiğinizde zaten görünür oluyorsunuz. Sosyal medyayı aktif kullanmanıza gerek kalmıyor. Bir konuyu çok iyi bilmek, sosyal medyada etkili olmak için yeterli. Örgütlenme ve gençlerin siyasete katılımı da çok önemlidir. Gençlik kolları ile buluşmak ve onların düşüncelerini dinlemek, siyasette yeni yapılar oluşturmak açısından önemlidir. Gençler düşüncelerini ifade etmekten çekinmemelidir. Biz yirmi beş yıl boyunca söz söyleme konusunda sıkıntı yaşadık ama şimdi gençlerin fikirlerini açıklamaları, siyasi süreçlerde aktif rol almaları gerekmektedir. Özetle, kültürel mirasımızı korumak, gençleri siyasete katmak ve yerel değerlerimizi tanıtmak için çalışmalıyız. Bu alanlarda projeler geliştirerek, toplumun her kesimine ulaşmayı hedeflemeliyiz.”

 

Önerilen Yazılar
Leave a Reply

Your email address will not be published.Required fields are marked *