Kent Konseyi Nedir

KENT KONSEYLERİNİN YASAL DAYANAĞI

Kent konseyleri, sürdürülebilir kalkınma, hemşehrilik hukuku, kentli hakları ve yönetişim kavramları etrafında kurumsallaşmıştır. Basitçe kentlerin ortak akılla yönetilebilmesi adına o kentin bileşenlerinden ve paydaşlarından oluşan katılımcı bir danışma kurumudur. İlk örnekleri Yerel Gündem 21 çerçevesin-de ortaya çıkan kent konseyleri Türkiye’de ilk defa 2005 tarihli 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 76. maddesinde hukuki hale gelmiştir. Kuruluş hükmünü 5393 sayılı Kanun’dan alan kent konseyleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanmış ‘’Kent Konseyi Yönetmeliği’’ uyarınca kurulur ve çalışırlar. Daha önce İçişleri Bakanlığı tarafından 2006 yılında çıkarılan ve 2009 yılında değiştirilen yönetmelik hükümlerine göre faaliyet gösterirler.

Kent konseyleri kanunun öngördüğü şekliyle yerel yönetimler düzeyinde kurulurlar. Türkiye’de kent konseyleri büyükşehir, il ve ilçe belediyeleri düzeyinde kurulabilmektedir. Bunun yanı sıra kent konseyleri arasında eşit ortaklık, dayanışma temelinde sürekli iletişim ve bilgi paylaşımını hedefleyen, Türkiye Kent Konseyleri Birliği ve Türkiye Kent Konseyi Platformu olarak iki resmi olmayan üst birlik bulunmaktadır.

Tanım ve yasal çerçeve gereği kent konseyleri belediyelerin or-ganı, şubesi ya da faaliyet birimi değildir. Kent konseyleri kurul-dukları belediye düzeyinde ‘’danışma ve tavsiye’’ kuruluşlarıdır. İçerisinde barındırdığı kent unsurlarının çeşitliliği bakımından belediyenin sunduğu hizmetlere ilişkin yol gösterici ve iyileştiri-ci nitelikte çalışmalar yürütürler. Yasal tanım gereği, katılımcılık temelinde kurulan, tüzel kişiliği bulunmayan kent konseyleri, Türkiye’deki anayasal yapı içerisinde de oldukça farklı ve yeni-likçi bir yapıdır. Bu sebeple, mevzuat düzenlemelerinden çok, mevzuatta belirlenmiş ilkelere uygun olarak her yerel yönetim düzeyinde o yerleşimin özgün doğasına uygun bir yapılanmanın oluşabileceği düşünülmektedir. Kent konseylerinin yaklaşık otuz yıllık deneyimi bu yargıyı doğrulamaktadır.

KENT KONSEYLERİNİN KURULUŞU

Kent konseylerinin kuruluş ve işleyişi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Kent Konseyi Yönetmeliği’ uyarınca gerçekleşmektedir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesi ile birlikte kent konseylerine ilişkin iş ve işlemleri yürütmekte olan İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün “Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü” adı altında Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devredilmesi sonrasında kent konseylerine ilişkin yönetmelik konusundaki yetkiler de bu Bakanlığa devredilmiştir. İlgili yönetmelikte belediye teşkilatı olan yerlerde, yerel seçimleri takip eden 3 ay içerisinde kent konseyinin oluşturulacağı belirtilmiştir.

Kent konseylerinin kurulması Belediye Kanunu’nda belirtilme-sine rağmen, kurulamaması konusunda yaptırımın ne olacağı konusunda belirsizlik söz konusudur. Bu sebeple halen yaklaşık 1400 belediye bulunan Türkiye’de kent konseylerinin sayısı bugüne kadar en fazla 400 civarına çıkabilmiştir.

Kent konseyleri, ilk olarak yerel seçimler neticesinde seçilmiş belediye başkanının çağrısı ile toplanmaktadır. Bu çağrıyla top-lanan kent konseyi genel kurulu, yine yönetmeliğin öngördüğü üyelerden oluşur. Bu üyeler arasından üç kişiden az olmamak üzere bir divan kurulu oluşturulur. Divan kurulu oluşturulduktan sonra, kent konseyinin organlarından olan yürütme kurulu ve kent konseyi başkanı seçilir.

Kent konseyleri yerel seçimlerden sonra öncelikle 2, daha sonra 3 yıl olmak üzere bir sonraki yerel seçimlere kadar görev yapar-lar. Yeni yerel seçim neticesinde öngörülen hükümler dairesinde yeniden oluşturulurlar. İlk kuruluş sürecini tamamlamış kent konseyleri daha sonra kendi çağrılarını yaparak çalışmalarını sürdürürler.

KENT KONSEYİNİN KURULUŞ AMAÇLARI

Kent Konseylerinin kuruluş amaçları, 08.10.2006’da Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kent Konseyi Yönetmeliği’nin1 6. Maddesinde belirtilmiştir. Bu amaçlar aşağıda, başlıklar halinde sıralanarak açıklanacaktır.

a. Sürdürülebilir Kalkınma

20 Mart 1987’de Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan Brundland Raporunda, “bugünün ihtiyaçlarını gelecek kuşakların ihtiyaçlarının karşılanmasından ödün vermeksi-zin karşılamak” şeklinde tanımlanan bu kavram; ekonomik kalkınmanın, toplumsal ve çevresel unsurları bir arada gerçekleştirerek sürdürülebilir olacağını ifade etmektedir.2

Haziran 2012’de Rio de Jeneiro’da yapılan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı’nda ise günümüzde anlaşıldığı şekliyle sürdürülebilir kalkınmanın hedefleri belirlenmiş3 ve sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmak artık bu hedefler doğrultusunda gerçekleştirilmek istenmiştir. Kent Konseyinin amaçları arasında yer alan sürdürülebilir kalkın-manın hedeflerini ise şunlar oluşturmaktadır:4

  • Yoksulluğa Son Açlığa Son
  • Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam Nitelikli Eğitim
  • Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Temiz Su ve Sanitasyon Erişilebilir ve Temiz Enerji
  • İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • Eşitsizliklerin Azaltılması
  • Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • İklim Eylemi Sudaki Yaşam Karasal Yaşam
  • Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar Amaçlar İçin Ortaklıklar

b. Ortak Akıl

Kent Konseyinin bir diğer amacı ise ortak akıl oluşturmaktadır. Yerli veya yabancı literatürde açık bir tanımı bulunmayan bu kavram; ancak mevcut kullanımda, gerçekleştirilmek istenen hedefe ulaşmak için hiçbir ayrım gözetmeksizin katkı sunmak isteyen herkesin hedefe yönelik katkılarını sunmasını ve bu katkıların ortaklaştırılmasını ifade etmektedir. Özellikle 2000’li yıllarda arama konferansı gibi uzlaşma yöntemlerinin kullanıl-ması ille ortaya çıkan bu kavram, giderek insan beyni, psikoloji ve antropoloji alanlarındaki araştırmaların sonuçları ile ortaya konan yaklaşımlarla da ilişkilendirilmeye başlanmıştır.5 Buna göre bireyin aklı toplumdan yalıtılmış bir mekanizma olmak-tan çok içinde bulunduğu toplumsal kolektiviteyle etkileşim içerisindeki bir süreçtir. Bu sürecin açık, etik, etkileşimli ve kamu yararına kullanılması için insani etkileşimlerin de tasarlanması ve planlanması çok önemlidir. Artık katılımcılık ve yaratıcılık gibi süreçler bu sebeple gönüllülük, diğergamlık ve uzlaşma gibi unsurlarla bir arada değerlendirilmektedir.

Kent Konseyinin ortak aklını ise üyelerinin geniş bir yelpazede yer alıyor olması, demokratik kültürü içselleştirmiş olması ve alınan kararlarda tüm bileşenlerine danışılması oluşturmakta-dır. Bu anlamda bir örgüt olarak kent konseylerinin esnek ve öğrenen birlikteliklere zemin hazırlayarak kentsel toplulukların oluşumuna katkıda bulunduğu ve bir kurumsal şemanın çok ötesine geçebildiği söylenebilir.

c. Yerellik

15.10.1985’te imzaya açılan, Türkiye’nin 09.12.1992’de onayladı-ğı ve yürürlük tarihi 01.04.1992 olan Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nda6 yer alan yerellik ilkesine ilişkin hükümler
03.10.1992’de 21364 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır. Nite-kim Şart’ın 4. Maddesinin üçüncü fıkrasında yerellik ilkesi, yerel sorumlulukların ve kamu hizmetlerinin genellikle ve tercihen hizmeti alan yurttaşa en yakın hizmet birimi tarafından gerçek-leştirilmesi biçiminde tanımlanmıştır.

Kent Konseyinin yerellik ilkesine ilişkin amacını ise çalışma grupları ve meclislerin, mahalle ile semt düzeyinden ilçe ile ilçe düzeyine kadar olan bütün birimlerle ortak hareket ederek gerçekleştireceği kamu hizmetinin, vatandaşa en yakın birim-den örgütlenmesi oluşturmaktadır. Bu sayede, yerel düzeyden örgütlenen kamu hizmeti ilgili birim tarafından gerçekleştiri-lecek ve yurttaşların taleplerine ise kendilerine en yakın birim tarafından yanıt verilmiş olacaktır. Bu sebeple, kent konseyle-rinin bulundukları yerellikte örgütlenmeleri, kuruldukları idari sınırların içerisinde yurttaşların yönetime katılmalarını sağlama-ları esas olarak kabul edilmiştir.

d. Hemşehrilik Hukuku

03.07.2005’te 25874 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürür-lüğe giren Belediye Kanunu’nun7 Hemşehri Hukuku başlıklı 13. Maddesi hemşehrilik hukukunu şu şekilde tanımlamaktadır:

“Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedeleme-yecek koşullarda sunulması zorunludur.

Belediye, hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin ge-liştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapar. Bu çalışmalarda üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum ku-ruluşları ve uzman kişilerin katılımını sağlayacak önlemler alınır.

Belediye sınırları içinde oturan, bulunan veya ilişiği olan her şahıs, belediyenin kanunlara dayanan kararlarına, emirlerine ve duyurularına uymakla ve belediye vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarını ödemekle yükümlüdür.”

Kent Konseyinin hemşehrilik hukukuna yönelik amacını ise belediyenin ilgili görevlerini yerel ve katılımcı düzeyde sağla-maya dönük olması oluşturmaktadır. Böylelikle, aynı yerleşim biriminde yaşayan yurttaşlar hemşehrilik bilinciyle hem kendi aralarındaki bağları geliştirecek hem de yerleşim biriminin gelişimine katkıda bulunabileceklerdir. Kültürel olarak Türki-ye’de tanımlanan hemşerilik kavramı ile yasal olarak tanımlanan hemşerilik hukuku arasında önemli bir fark bulunmaktadır. Yasadaki tanımıyla herkes, hukuken ikamet ettiği yerde yani yaşadığı yerde o kentin hemşerisi olarak tanımlanmaktadır. Ancak, göç sebebiyle yurttaşların gelmiş bulundukları diğer kentlere aidiyetleri de bulunabilir. Ancak, kent konseyleri, bu tür aidiyetleri de dikkate almakla birlikte, kentsel aidiyet ve sahiplenme duyguları temelinde hemşerilik kavramına dayan-maktadır. Yani mekânsal yaşam bağlamında bir ilişkilenme söz konusudur. Türkiye’de, ailelerin kökeninin bulunduğu şehirlere aidiyet temelinde kurulmuş hemşeri dernekleri de bulunmakla birlikte, bu derneklerle birlikte diğer sivil toplum örgütlerinin de hali hazırda içinde yaşanılan kente ilişkin bir dayanışmayı esas almaları gerekliliği unutulmamalıdır.

e. İyi Yönetişim

Kent Konseyi Yönetmeliğinin 4. Maddesinin d fıkrasında tanım-lanan yönetişim; saydamlık, hesap verilebilirlik, katılım, çalışma uyumu, yerindenlik ve etkinlik gibi kriterlere dayanan, çok aktörlü ve toplumsal ortaklıklara dayalı yönetim anlayışını ifade etmekte-dir. İyi yönetişim ise tüm bu ilkelerin suiistimale yer vermeksizin toplum yararına uygulanması anlamına gelmektedir.

Bu doğrultuda, Kent Konseyinin iyi yönetişimin sağlanmasına yö-nelik amacı da bu ilkeleri sağlamak adına olacaktır. Nitekim yerel düzeyde en alt basamakta yer alan semt ve mahalle meclislerin-den büyükşehir belediyesi örgütlenme düzeyine dek katılım anla-mında geniş bir yelpazede yer alan Kent Konseyi, iyi yönetişimin çoğulcu niteliğinin gerçekleştirilmesinde ve kamu hizmetlerinin sunulmasına yönelik açıklık, hesap verilebilirlik veya saydamlık gibi unsurların değerlendirilmesinde büyük önem taşımaktadır. Burada kent konseyinin yurttaşların karar alma ve bütçe süreçle-rine katılımı konusunda çaba harcaması ve yerel yönetimlerin bu anlamda izlenmesi önemli faaliyetler olarak ortaya çıkmaktadır.

f. Sivil Toplumun Gelişmesi

Kent Konseyinin bir başka amacı ise sivil toplumun gelişimine destek olunması ve sivil toplum kuruluşları ile yerel yönetimler arasında bir köprü kurmasıdır. Bu doğrultuda Kent Konseyi; yöne-tişimin bir gereği olan ve bütün yönetim birimlerinin denetiminde büyük rol oynayan sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içerisine girerek sivil toplumun gelişmesine katkıda bulunma amacı taşımaktadır. Bu iş birliği ise sivil toplum kuruluşlarının kentin gelişimine olan gönüllü katkısı, halkın yönetsel kararlara demokra-tik katılımının sağlanması, toplumsal sorumluluğun yatay ve dikey olarak paylaşılması yoluyla gerçekleştirilebilecektir.

Bununla birlikte Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı, Sivil Top-lum Geliştirme Merkezi ve Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü gibi yapılar da kent konseylerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının gelişimine katkıda bulunmaktadır. Ancak, esas olarak, kent konseyleri devlet dışında kalan alanda kentsel yaşam ve kamusallık adına sivil toplum alanının gelişmesi için çaba harcarlar.

g. Kent Kültürünün ve Kent Kimliğinin Geliştirilmesi

Kent kültürünün ve kent kimliğinin geliştirilmesi Kent Konse-yinin öncelikli amaçları arasında yer almaktadır. Nitekim kent kimliğine ilişkin farkındalık kenti diğer kentlerden ayırarak, bunun beraberinde farklılaşmayı sağlayacaktır. Kentin geleceğe ilişkin bir ortaklık tahayyülü ve vizyonu çerçevesinde bir araya gelmesi, kentsel kamusal alanların geliştirilmesi ve kamusallık duygusunun yaygınlaştırılması kültür ve kimlik için yaşamsaldır. Kente zarar verecek kullanımlar ve kente karşı suç unsurları ilkesel olarak reddedildiği için toplumsal duyarlılık sağlanacak; buna bağlı olarak kent kimliğine duyulan bağlılık ile kentlilik bilinci arttırılacaktır. Son olarak, kent kimliğinin geliştirilmesi ile birlikte kente yapılacak olan yatırımlarda ve kente ilişkin kaynakların kullanımında nicelik değil nitelik, keyfilik değil uygunluk aranmaya başlanacaktır. Böylelikle kent daha akılcı bir biçimde yönetilecektir.9 Yani kentin planlanması, gelişimi, sosyal ve ekonomik yapısı ve kültürü ile o kenti diğer kentlerden ayırt eden en temel özellik olan kentsel kültür ve kentsel kimlik kent konseyi faaliyetlerinde dikkate alınan önemli bir araçtır. Ortak bazı kavram, simge, imge ve davranış biçimleri altında kentlilerin toplanması kent konseyinin varlığını sürdürebilmesi için de önemlidir.

h. Kaynakların Etkili, Verimli ve Adil Kullanımının Sağlanması

Kent Konseyinin gerçekleştirme amacında olduğu bir başka husus da kente ilişkin ekonomik, sosyal ve çevresel kaynakların etkili, verimli ve adil bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Tüm bu kaynakların etkililiğinin, verimliliğinin ve adil kullanımının sağlanması ile birlikte, ilgili yerel yönetim toplumsal anlamda denetlenmiş olacaktır. Neticede, ilgili yerel yönetimin hesap verilebilirliğinin artması ile birlikte yerel demokrasiye ilişkin kentsel kültürün gelişmesi ve katılım ile şeffaflığın sağlanması beklenecektir.

Ayrıca Kent Konseyi, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda11 9. maddede yer alan “Kamu idareleri; kalkınma planları, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen politikalar, programlar, ilgili mevzuat ve benimsedikleri temel ilkeler çerçevesin-de geleceğe ilişkin misyon ve vizyonlarını oluşturmak, stratejik amaçlar ve ölçülebilir hedefler saptamak, performanslarını önceden belirlenmiş olan göstergeler doğrultusunda ölçmek ve bu sürecin izleme ve değerlendirmesini yapmak amacıyla katılımcı yöntemlerle stratejik plan hazırlarlar.” hükmünü ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 41. Maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Stratejik plân, varsa üniversiteler ve meslek odaları ile ko-nuyla ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak hazırlanır ve belediye meclisi tarafından kabul edildikten sonra yürürlüğe girer.” Hükümlerinin cevaz verdiği şekilde ilgili belediyenin kaynaklarının etkili, verimli ve adil kullanımının sağlanmasına katkı sunar. Söz konusu ve benzeri mevzuatta belirtilen katılımcı süreçlerde her ne kadar doğrudan kent konseyi ifade edilmemiş olsa da, kent konseylerinin kuruluş amaçları ve çalışma ilkeleri ile bu düzenlemeler arasında çok yakın ilişki ve örtüşme olduğu açıktır. Bu anlamda yerel yönetimlerin kaynaklarının etkin ve adil kullanımında geçerli olan tüm katılımcı süreçlerde kent konseyinin bir kolaylaştırıcı olarak kabul edilmesi anlamlı bir yaklaşım olacaktır.

ı. Aktif Yurttaşlık

Kent Konseyinin gerçekleştirmek istediği bir başka amaç da aktif yurttaşlığın gerçekleştirilmesinin sağlanmasıdır. Aktif yurttaşlık, yurttaşların ve özellikle kentlilerin, yaşadıkları ülke ve yerleşim birimlerinde anayasal haklar bağlamında yönetsel ve kamusal süreçlere doğrudan katılım ve katkıda bulunmak amacıyla iyi niyet samimiyet esasıyla teyakkuz halinde olma-larını, bu anlamda edilgen ve çekingen değil, etken ve coşkulu bireyler olmalarını işaret eder. Temsili demokratik sistemlerde pratik anlamda uygulanması zor gözükse de aktif yurttaşlık, kent konseyi deneyimi içerisinde gerek kararlara katılım gerekse kararların aşağıdan yukarıya alınmasının uygulanması aşama-sında önem kazanmaktadır. Bu doğrultuda, kent konseyleri içerisinde aktif yurttaşlık yerel yönetimin alacağı kararlara kent konseyi aracılığıyla hem eleştirel hem de katkı sunan bir biçimde katılmayı içermektedir. Ayrıca; çoğulcu bir mekanizma ile birlikte kararların uygulanmasında da katılım ve gönüllü-ğün arttırılmasının sağlanması yine aktif yurttaşlık kavramının unsurları arasında yer almaktadır.

i. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma

Kent Konseyi amaçları arasında yer alan sosyal yardımlaşma; mahalle ve semt meclisleri, vakıflar, dernekler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, kamu kurum ve kuruluşlar ile iş birliği içerisinde toplumda yardım almaya ihtiyaç duyan yurttaşların bu ihtiyaçlarının sağlanmasında ön plana çıkmaktadır. Bu doğ-rultuda, toplumun en alt gelir düzeyinden en üst gelir düzeyine kadar, yurttaşları bir araya getirebilmesi nedeniyle Kent Konseyi gerek maddi gerekse manevi anlamda toplumun tüm katman-larının birbiriyle dayanışmasını sağlama amacı taşımaktadır. Sosyal yardımlaşmadan kastedilen sadece yerel yönetimlerin yoksullara yardım etmesi değil, sosyal haklar bağlamında kentlilerin itibar ve saygınlığı dikkate alınarak kent içerisinde ayrımcılıktan uzak karşılıklı yardımlaşma yaklaşımlarının destek-lenmesi, sosyal kapasitenin geliştirilmesi ve güçlendirilmesidir. Son yıllarda sosyal innovasyon gibi önemli faaliyet alanları da bu anlamda kent konseylerinin ilgi alanına girmeye başlamıştır.

Ayrıca, fiziksel, çevresel, sosyal ve ekonomik çerçevede kentlerin karşılaşabileceği her türlü tehlike, tehdit ve olumsuz durumlarla (doğal afetler, yüksek enflasyon vs.) kenti oluşturan birçok dinamiklerin, aktörlerin koordineli ve kapsamlı bir şekilde mücadele etmesinin sağlanmasına katkı sunmak13 amacıyla dirençli kent olmasını sağlamaya gayret etmek kent konseyleri-nin ilgi alanına girmektedir. Burada dayanışmanın ötekileştirme ve ayrımcılıktan uzak, farklı gelir grupları arasındaki eşitsizlikleri dikkate alan, kentteki tüm farklı ilgi gruplarının katıldığı bir anlayış olarak ele alınması önemlidir. Siyaset üstü bu yaklaşımla dayanışma kent konseyleri eliyle dirençli bir kent oluşturmanın aracı haline gelmektedir.

KENT KONSEYİNİN NİTELİKLERİ

Tüzel Kişiliği Yok!

Kent konseyleri kentin yönetimine tüm kent bileşenlerini dahil etmek üzere kurulmuştur. Katılım kültürü ve iyi yönetişim ilkeleri konseyin en temel hedefleridir. Kent konseyi, belirlenmiş temel ilkeler doğrultusunda ve gönüllü olarak faaliyet gösterir. Bu nedenle Türkiye’de bilinen anlamıyla tüzel kişiliği yoktur.

Bütçesi/Kaynağı Yok!

Kent konseyleri yerel yönetişimi ilke edinmiş, kent vizyonunu ve hemşehrilik bilincini geliştirmeyi hedefleye, kentsel aidiyetler etrafında uzlaşılan bir düzlemdir. Bu düzlemin en önemli girdisi kentsel değerler ve kentsel sorumluluk bilincidir. Yapmış olduğu faaliyetlerin niteliği gereği kent konseylerinin bütçesi ve/veya herhangi bir mali kaynağı yoktur.

Makamı/Mevkisi Yok!

Kent konseyleri makamı, mevkiyi öncelemez. Konseyde ilk öncelik, her zaman kent ve kentlilik vurgusudur. Bu nedenle kent konseyleri hiyerarşik değil eşitler arası bir yapıyı benimser. Konsey içerisinde edinilen başkanlık, yürütme kurulu üyeliği gibi görevler ancak daha fazla sorumluluk almak istemenin gös-tergesidir. Bu görevlerde de sorumluluk, koordinasyon, iş birliği, birlikte çalışma gibi gerekliliklerin ortaklaşa yerine getirilmesi esasına dayanır.

İcra Yetkisi Yok!

Türkiye’de yerel ihtiyaçları karşılamak icra yetkisi Anayasa ile ilke olarak yerel yönetimlere verilmiştir. Kent konseyleri ise yerel yönetim kuruluşlarına bağlı, onların teşkilat şemasının içe-risindeki kuruluşlar olmadığından belediyenin bir birimi değildir. Konseylerin işlevi, yerel ihtiyaçları ve istekleri ortaklaştırmak ve yerel yönetimler bünyesinde gündem oluşturulmasını sağlamak amacıyla tavsiye vermek ve sağlanan hizmetlere ilişkin görüş sunmakla sınırlıdır. Doğrudan yatırım, uygulama, gerçekleştirme gibi icraya ilişkin iş ve işlemleri bulunmaz.

Katılım, Müzakere, Paylaşım, Hoşgörü Kültürü Var!

Kent konseyleri, o yörede yaşayan her bir yurttaşı kentin katılımı-na davet eder. Yurttaşların katılımı neticesinde uzlaşılan konuları ilgili yerel yönetimlere bildirir. Kenti ve kentsel değerleri ortak payda kabul eden kent konseyleri, kentlilik vurgusu etrafında kente dair tüm görüşlerin paylaşıldığı ve bütünleştirildiği kürsü-lerdir. Kent konseyleri siyasi partiler ve ideolojiler üstü bir kuruluş olması sebebiyle sadece kentte kentle kentçe düşünme yeridir. Bu sebeple birliktelik kültürü yazılı hukuk kurallarından çok insan-lar arası iyi niyet esasıyla değerlendirilir.

Gücü Etkisinde!

Kent konseyi gücünü kentin tüm bileşenlerini kapsamasından almaktadır. Bir kent konseyinde kente dair katkıda bulunmak için o kentte yaşıyor olmak yeter sebeptir. Kent konseyleri, herhangi bir nedenle kimseyi dışlamaz. Kentte var olan merkezi yönetim, yerel yönetim, meslek kuruluşu, siyasi parti ve üniversite temsilci-lerinin ve sivil toplum paydaşlarının kenti yönetmeye katılması en temel hedeftir. Böylece çoğulculuğun hâkim olduğu konseylerde, en fazla paydaşla en doğru ve en kapsayıcı yerel hizmetlerin hayata geçirilmesi için yurttaşlar kentsel sorumluluk bilinciyle yönetime katılırlar. Kapsamlı, şeffaf ve demokratik bir biçimde işleyen kent konseylerinin vermiş oldukları tavsiye kararları ise yerel idarelerin gündem belirlemesinde oldukça önemlidir. Bu anlamda kent konseylerinin yerel yönetimlerin kentsel politikala-rının belirlenmesinde önemli bir etkisi olduğu söylenebilir. Ancak, bu etki, kentte bir araya getirilebilen teknik ve bilimsel bilgi, pay-daşların kararlılığı ve sürdürülebilir takibi, kentin özgünlüklerine uygun çözümleri içermesi gibi konularla doğrudan ilişkilidir.

KENT KONSEYLERİNİN KURULUŞ İLKELERİ

a. Katılımcılık

Kent konseyleri, kentte yaşayan tüm yurttaşların katılımını önemser. Katılım dar siyasi anlamıyla oy verme davranışıyla sınırlıyken, geniş anlamda kamusal nitelikteki iş ve eylemlere katkı sunma anlamına gelmektedir. Aktif katılım aracılığıyla oluşacak tavsiye kararları, yerel yönetimlerin halk odaklı politika yürütmesi için hayati önemdedir. Bu nedenle kent konseyleri-nin birinci önceliği yurttaşların aktif katılımıdır. Yurttaşlar yerel yönetimlerin anlayışlarının bir sonucu olarak farklı düzeylerde ve şekillerde karar verme, tasarlama, politika belirleme, uygu-lama, izleme, değerlendirme ve denetleme işlevlerine katkıda bulunabilirler. Bunun sonucunda yurttaşların katılım serüveni de katılmamamaktan, halkın doğrudan denetimine kadar yol alan gelişmeye açık bir süreç olarak tanımlanabilir. Bu konudaki literatürde en fazla atıfta bulunulan Shelly Arnstein’in katılım merdiveni şeması konunun anlaşılması için önemlidir:

Arnstein

b. Birlikte Yönetim

Birlikte yönetim, katılımcı bir yönetim anlayışının doğal sonu-cudur. Öyle ki kentin yönetimi, içinde yaşayan kentlilerden ayrı düşünülemez. Bu nedenle de belediyeler en doğru yerel politi-kaları ancak yurttaşların ve paydaşların da katıldığı bir yönetim biçiminden almaktadır. Yurttaşların kentin yönetiminde karar alma süreçlerine katkısı bu nedenle çok önemlidir. Kent konsey-leri, katılımcı bir tarzla birlikte bu yönetim ilkesini benimserler.

c. Kapsayıcılık

Kent konseyleri ayrıştırmaz, dışlamaz; tam aksine kapsayıcıdır. Kenti içindeki tüm ekonomik, sosyal ve siyasal grupları bir bütün halinde görür ve katılımlarını önemser. Bu nedenle kent konseyleri kente dair o kentte yaşayan herkesin söz söyleyebile-ceği kürsülerdir. Katılımda siyasi görüş, ırk, din, dil, etnik köken, cinsiyet gibi unsurlarda ayrımcılık ya da kayırmacılık yapılmaz. Toplumun bütün renkleri hoşgörü ile kuşatılmaya çalışılır.

d. Tarafsızlık

Kent konseyleri, herhangi bir biçim veya şartta bir sosyal sınıf, grup veya ekonomik çıkar çevresinin tarafında değildir. Kentteki tüm sosyal, siyasal ve ekonomik gruplarla ilişkili olmasına rağmen hiçbir zaman bunlardan birisine diğerlerinden yakın ko-numlanmaz. Kent konseyleri sadece kentin ve kentlinin tarafın-dadır. Özellikle gündelik siyasi tartışmaların tarafı olmaz ama bu siyasi tartışmalardan kaynaklanan kentsel sorunlarla bütünsellik ve bütüncüllük bağlamında ilgilenir, kamusallık bağlamında doğru tartışmaların oluşabilmesine katkıda bulunur.

e. Bağımsızlık

Kent konseyleri, herhangi bir özel ya da kamu kurumuna bağlı değildir. Hiçbir kurumla ast-üst ilişkisi bulunmaz. Belediye baş-kanının çağrısı neticesinde oluşturulsa dahi, belediye başkanı veya teşkilatının himayesinde değildir. Belediye başkanı da kent konseylerinde diğer üyeler gibi bir üyedir. Mali yapısı açısından ise sadece belediyenin ödenek ayırma suretiyle, yürüttüğü faaliyetlerle orantılı ayni ve nakdi yardımları ile iş ve işlemlerini yürütür.

f. Cinsiyet Eşitliği

Kent konseyleri, toplumsal yaşamda cinsiyet eşitliğini önceler. Toplumsal cinsiyet eşitliğini gerçekleştirmek üzere kadınların ve erkeklerin kent yönetimine eşit katılımı prensibini benimser. Kent konseyleri, kadın meclisleri ve toplumsal cinsiyet sorunla-rına ilişkin çalışma grupları kurabilir.

g. Şeffaflık

Kent konseyleri, yürüttüğü faaliyetler sonucunda aldığı kararları ve yürüttüğü işleri ilgili paydaşların bilgisine açık şekilde sunar. Bu paylaşımlar erişilebilir, anlaşılabilir ve somut şekilde gerçek-leştirilir.

h. Hesap Verilebilirlik

Kent konseyleri, şeffaflık ilkesinin yanı sıra hesap verilebilirlik ilkesine de sıkı şekilde bağlıdır. Tüm paydaş ve yurttaşların talepleri halinde kent konseyleri, ilgili konuya ilişkin açıklama yapma, kaynaklarını nasıl kullandığını raporlamayı, konseyin yü-rüttüğü işlerde sorumlulukların üstlenilmesinde cevap verebilir olmayı ve sosyal güveni tesis etmeyi taahhüt ederler.

ı. Hoşgörü

Kent konseyleri kentlilerin sorunlarını dile getirebileceği, bu sorunlarına çözüm önerileri sunabileceği bir platformdur. Kent konseyleri ilke olarak açık kapı ilkesini benimser. Sorumluluk ve aidiyet hisseden herkes kent konseylerinin faaliyetlerine katıla-bilir ve görüş bildirebilir.

i. Dayanışma

Kent konseyleri, sosyal devlet ilkesine uygun şekilde sosyal eşitsizliğe maruz kalanlar başta olmak üzere tüm kentlilerle da-yanışmayı hedefler. Kentsel bir sorun olarak eşitsizlikleri sosyal dayanışmayla çözmek için öneriler sunar ve hedefler belirler.

l. Kamusallık

Kent konseyleri, benimsediği ve uyguladığı tüm değerleri hakim olduğu kentsel alandaki kamusal talep ve ihtiyaçları ortaya çı-karmak için kullanır. Kent konseylerinin geniş bir üye skalası ol-ması itibariyle, bir kentin kamusal sorunlarını dile getirmesi için kent konseyleri önemli bir araçtır. Bu nedenle kent konseyleri, hem işleyiş mekanizması bakımından hem de vereceği tavsiye kararları bakımından kamusallığı her daim ön planda tutar.

m. Paylaşım ve Öğrenme

Kent konseyleri, yürüttükleri faaliyetler ve görüşlerini başta top-lum olmak üzere toplumun tüm kesimleriyle paylaşır. En temel-de konseyler, paylaşımlarını paydaşlarla yapar ve paydaşlardan öğrendikleri ile işlerini yürütür. Bunun yanı sıra kent konseyleri kendi arasında da ilişkiler kurabilmektedir. Kent konseyleri farklı kentlerde gerçekleştirdikleri deneyimleri paylaşarak, iş birlikli öğrenme stratejisi uygulayabilirler. Bunun için Türkiye Kent Konseyleri Birliği ve Türkiye Kent Konseyleri Platformu önemli iki kurum olarak kent konseyleri arasındaki bilgi akış ve payla-şım süreçlerine katkı sağlamaktadır.
 
j. Demokrasi

Kent konseyleri, en alt düzeyden başlayarak tüm ölçekleri kap-sayan çok katmanlı ve çok düzlemli yapıdadır. Açık kapı ilkesi, tüm yurttaşların katılımı ve eşitliği, demokratik yollarla sorumlu-ların belirlenmesi unsurları ile demokratik bir yönetim ve işleyiş biçimini benimser. Bunların yanı sıra şeffaflık, hesap verebilirlik, kapsayıcılık, tarafsızlık gibi diğer ilkelerle de iç işleyişinde de-mokratik unsurları benimser.

k. Savunuculuk

Kent konseylerinin en ön plandaki ilkelerinden birisi de savunu-culuktur. Savunuculuk, sivil toplumun ortak çıkarlar için kamu politikalarını etkileme girişimidir. Halihazırda kent konseyleri-nin kararlarının belediye meclisinde değerlendirilmesi bu etki alanının en önemli kanıtıdır. Kent konseyleri, kamusal ve insan merkezli, katılımcı, yurttaşlık ve hak temelli savunuculuk yakla-şımıyla kamusal iradenin idari işlevlerle bütünleştirilmesini amaçlar.

n. Stratejik Vizyon

Kent konseyleri, çalışmalarını toplumun tüm kesimlerini sürece dahil ederek yürütmekle birlikte, kente dair yeni vizyon arayışı içerisindedir. Bu nedenle yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası politika belgelerine uygun şekilde kent konseyleri de kendi yörelerinde ideal bir geleceğe yönelik fikir üretir ve çalışmalar yürütürler.

KENT KONSEYLERİNİN BİLEŞENLERİ

Kentler, günümüzde birçok farklı unsuru içinde barındıran karmaşık yapılı, büyük ve kalabalık yapılardır. Kentsel

değerler doğası itibariyle, kırsal değerlerden farklılaşmış ve yeni bir forma bürünmüşlerdir. Kalabalık ve geniş kentsel alanlarda ise işbölümü karmaşık bir yapıya sahiptir. Kent konseyleri ise tam da bu gerçeklikten hareketler kentteki birçok karmaşık ya-pıya rağmen, tüm sosyal grupların farklı dinamiklerine ait birçok paydaşı içinde barındırmaktadır. Bu paydaşların şüphesiz tam bir sıralaması zor olsa da aşağıdaki şekliyle sınıflandırılabilir:

a. Merkezi İdare Temsilcileri

Anayasa gereği Türkiye, üniter bir devlettir. Bu nedenle de te-melde yurttaşlara yönelik kamu hizmeti temelde merkezi yöne-tim ve yerinden yönetimlerce gerçekleştirilir. Merkezi yönetim, ülke çapında uygulanan kamu hizmetlerini, il ve ilçe düzeyinde bulunan taşra teşkilatı vasıtasıyla yürütür. Bu nedenle kentsel alanlarda merkezi yönetimin hizmet alanı da önemli boyuttadır. Kent konseylerinde bu nedenle mahallin en büyük mülki idare amiri veya temsilcisi (illerde vali, ilçelerde kaymakam) ve mülki idare temsilcileri tarafından belirlenen kamu kurum ve kuruluş-larının temsilcileri bulunmaktadır. Kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin sayısı Kent Konseyleri Yönetmeliği’ne göre en fazla 10 olabilir.

b. Belediye Temsilcileri

Anayasa’nın 127. maddesinde merkezi yönetimin yanı sıra, yerel ihtiyaçları karşılamak üzere karar organları seçmenler tarafın-dan seçilen yerel yönetimlerin kurulacağı hükme bağlanmıştır. Yerel yönetimler belirli sınırlara uygun olmak şartıyla, hizmette yerellik (subsidiarity) ilkesinin uygularlar. Bu bakımdan yerel yönetimler yurttaşların gündelik yaşantılarıyla iç içe ve en yakın idari birimdir. Bu nedenle kentsel sorunların ve gündemlerin belirlenmesinde yerel yönetimler önemli bir yer oluşturmaktadır. Kent Konseyi Yönetmeliği’nde öngörüldüğü şekliyle kent kon-seyleri yerel seçimleri takiben belediye başkanlarının çağrısıyla toplanmaktadır. Yönetmelik aynı şekilde belediye başkanı veya temsilcisinin kent konseyinin üyesi olacağını hükme bağlamıştır. Ancak belediye başkanının üyeliğinin, kent konseyini kurma çağrısına yönelik iradesi dışında diğer üyeliklerden bir farkı bulunmamaktadır.

c. Muhtarlar

Muhtarlar, köy veya mahalle düzeyindeki yönetimlerin başındaki kişidir. Köy ve mahalle yönetiminin başında olmak farklılık arz etmektedir. Köy anayasal bir yerel yönetim birimiyken, mahalle-ler genellikle devletin mahalle düzeyindeki bir temsilcisi olarak belediye yönetimiyle birlikte düşünülmektedir. Ancak her koşulda muhtarlar vatandaşa en yakın yetkili konumundadır. Özellikle metropoliten kent yönetimi açısından en küçük ölçek-teki sorunları tespit ve gündeme taşıma konusunda muhtarların önemi açıktır. Kent Konseyi Yönetmeliği, mahalle sayısı 20’ye kadar olan belediyelerde tüm mahalle muhtarlarının, diğer be-lediyelerde ise toplam muhtar sayısının yüzde 30’unu geçme-mek ve 20’den az olmamak üzere kendi aralarından seçecekleri temsilcilerin kent konseyi üyesi olacağını belirtmiştir.

d. Üniversiteler

Üniversiteler, yüksek düzeyde eğitim veren ve bilimsel faaliyet-ler yürüten kuruluşlardır. Üniversitelerin kentlere kattığı değer çok boyutludur. Üniversiteler, kentlerde öğrenci potansiyeli ile kent çehresini değiştirmekle birlikte, bir yandan yürüttükleri araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile kentsel ekonomiye katkı sunmakta bir yandan da kentlerde kültürel bir değişimi sağla-maktadır. Bu nedenle kentler için üniversiteler önemli bir sem-bol haline gelmektedir. Kent Konseyi Yönetmeliği, üniversiteler-den ikiden fazla olmamak üzere en az bir temsilci bulunacağını belirtmiştir. Ancak kentte üniversite sayısı birden fazla ise her üniversiteden birer temsilci kent konseyi üyesi olmaktadır.

e. Dernekler

Dernekler, kar amacı gütmeden, belirli amaçlara yönelik insan topluluğu olarak faaliyet gösteren tüzel kişiliklerdir. Kentsel alanda farklı amaçlar için toplanmış yurttaşların belirli amaçlar için oluşturdukları irade bakımından dernekler önemli bir sosyal niteliğe sahiptir. Bu haliyle de çok farklı konu, amaç ve hedef-lerde oluşturulmuş dernekler kentsel yaşamı etkilemektedir. Bu nedenle Kent Konseyi Yönetmeliği, o kentsel alandaki dernek-lerin temsilcilerinin sayı sınırı belirtmeksizin kent konseyi üyesi olabileceğini öngörmüştür.
 
f. Vakıflar

Vakıflar, belirli mülk ve hakların belirli ve sürekli amaca tahsisini kapsayan tüzelkişilerdir. Vakıflar, Türkiye’de yüzyıllardır sürege-len bir geleneği temsil ederler. Tarih boyunca vakıflar, devletin özellikle coğrafi ve ekonomik olarak devletin ulaşamadığı alanlarda sosyal dengeyi gözeten kuruluşlar olmuşlardır. Bu nedenle de kentsel hayat için önemli kuruluşlardır. Kent Konseyi Yönetmeliği, dernekler ile aynı şekilde vakıf temsilcilerinin de sayı sınırı olmaksızın kent konseyine üye olabileceğini öngörmüştür.

g. Sendikalar

Sendikalar kentsel alanlarda çalışan insanların, sosyal ve ekonomik çıkarlarını korumak üzere kurulmuş, hem sosyal hem de ekonomik bir yönü bulunan bağımsız kuruluşlardır. Kentsel ekonominin içerisinde, işçi ile işverenler arasındaki ilişkilerin belirginleştirilmesi ve uzlaştırılması için sendikalar hayati önemdedir. Aynı zamanda kentler karmaşık işbölümü ve yüksek uzmanlaşmaya dayanan bir çalışma hayatına sahip olduğundan sendikalar bu alanda önemli sözcülerdendir. Kentsel ekonomide çalışan kesimlerin kitlesel büyüklüğü düşünüldüğünde, birçok konuda sendikalar toplumsal meselelere müdahil olmaktadır. Kent Konseyi Yönetmeliği de sendikaların sayı sınırı olmaksızın kent konseyine üye olabileceğini öngörmektedir.

h. Meslek Kuruluşları

Meslek odaları, belirli meslek gruplarının yapmış oldukları işleri kolaylaştırmak, dayanışma sağlamak, mesleğe yönelik çıkar savunuculuğu yapmak ve meslek içi haksız rekabeti önlemek için kurulmuş yapılardır. T.C Anayasası 135.maddeye göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kanunla kurularak, organları kendi üyeleri tarafından yargı gözetimi altında
gizli oyla belirlenmektedir. Odalar kentsel alanda farklı iş ve meslek gruplarına yönelik olarak büyük bir etki alanına sahiptir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türk Tabipler Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, Türkiye Barolar Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği bu meslek kuruluşlarındandır. Bu nedenle özellikle kentsel gündemi belirlemede odalar ve birliklerin işlevi ve kentsel düzeydeki uygulamalara vereceği tepkiler önemlidir. Kent Konseyi Yönetmeliği de meslek odalarının kent konseyine sayı sınırı olmaksızın üye olabileceğini öngörmüştür.

ı. Esnaf Kuruluşları

Meslek odalarının yanı sıra esnaf kuruluşlarının kökeni önce-likle Ahilik Teşkilatı’na, daha sonra ise 15. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde kurumsallaşmaya başlamış lonca teşkilatlarına dayanmaktadır. Her iki teşkilat biçimi de Osmanlı Devleti’nde temelde kentte bulunan esnafın ahlaklı ve dayanışma kültürü ile iş hayatını sürdürmesi için faaliyetler yürütmekteydi. Loncalar, aynı işi yapan esnafların bulundukları yerlerde etkinliklerini sür-dürerek kentsel ekonomik ilişkilerde önemli bir yer tutmaktaydı. Aynı şekilde bugün Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu ve bağlı federasyonlar başta olmak üzere esnaf kuruluşları da kentsel ölçek büyüse de temelde aynı mantık üzerine çalışmak-ta ve kentsel ekonominin önemli aktörleri olan esnafların sesi işlevi görmektedir. Kent Konseyi Yönetmeliği, esnaf kuruluşla-rının da sayı sınırı olmaksızın kent konseyine üye olabileceğini öngörmüştür.

i. Siyasi Partiler

Siyasi partiler, ülkeyi yönetme iddiasında olan ve birbirine yakın siyasi görüşlere sahip insanlar tarafından oluşturulan kuru-luşlardır. Demokratik yaşam biçimi için siyasi partiler kişilerin ilke ve hedeflerini gerçekleştirmesi için en önemli siyasal araç konumundadır. Bu nedenle de kentsel siyasetin içerisinde de farklı toplumsal görüş ve düşüncelerinin öne çıkabilmesi adına siyasi partiler de kent konseylerinde faaliyetler yürütür. Ancak siyasi partiler kent konseyi genel kuruluna davet edilmekle birlikte, kent konseyinin karar, yönetim ve çalışma organlarında parti temsilcisi sıfatıyla bulunamazlar.

j. Kent Konseyinin Meclis ve Çalışma Grupları

Kent Konseyi Yönetmeliği, kent konseylerinin görev alanına giren konularda meclis ve çalışma grupları oluşturabileceğini hükme bağlamıştır. Bu konudaki meclisler ve çalışma grup-ları kentlerin ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda belirlenir. Kent konseyi çatısı altında kente dair konulara ve gruplara dair oluşturulan meclis ve çalışma gruplarının birer temsilcisi de kent konseyi üyesi olarak faaliyet yürütmektedir. Meclisler kentsel kamusal hayata ilişkin çok geniş konularla ilgili faaliyet göstermekte olup, kendi başkan ve yürütme kurullarını seçebil-mekte, gerekirse kendi çalışma gruplarını oluşturabilmektedir. Kent konseyi altındaki çalışma grupları ise kente ilişkin, zamana, mekana ve olaya özgü konularda tematik fikir ortaklıkları için kurulmuş daha dar gruplardır. Meclisler ve çalışma grupları kent konseyinde esas üretim alanı ve etkileşim ortamıdır.


KENT KONSEYİ ORGANLARI

Kent Konseyinin organları 08.10.2006’da Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kent Konseyi Yönetmeliği’nin 9. Maddesinde yer almaktadır.Bu organlar; Genel Kurul, Yürütme Kurulu, Meclisler ve Çalışma Grupları ile Kent Konseyi Başkanından oluşmaktadır.

a. Genel Kurul

Kent Konseyi Genel Kurulu’na ilişkin hükümler Kent Konseyi Yönetmeliği’nin 10. Maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre Kent Konseyi Genel Kurulu aşağıdaki özellikleri taşımaktadır:

  1. Kent Konseyinin en yetkili organıdır.
  2. Üyeleri şunlardır:
    • Mahallin en büyük mülki idare amiri veya temsilcisi, belediye başkanı veya temsilcisi,
    • Sayısı 10’u geçmemek üzere illerde valiler, ilçelerde kayma-kamlar tarafından belirlenecek kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri
    • Mahalle sayısı yirmiye kadar olan belediyelerde bütün mahalle muhtarları, diğer belediyelerde belediye başkanının çağrısı üze-rine toplanan mahalle muhtarlarının toplam muhtar sayısının yüzde 30’unu geçmemek ve 20’den az olmamak üzere kendi aralarından seçecekleri temsilcileri,
    • Beldede teşkilatını kurmuş olan siyasi partilerin temsilcileri,
    • Üniversitelerden ikiden fazla olmamak üzere en az bir temsilci, üniversite sayısının birden fazla olması durumunda her üniversi-teden birer temsilci,
    • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, noterlerin, baroların ve ilgili dernekler ile vakıfların temsilcileri,
    • Kent konseyince kurulan meclis ve çalışma gruplarının birer temsilcisi.
  3. Her yıl Ocak ve Eylül aylarında yapacağı iki toplantıdan az olmamak üzere, üyelerin salt çoğunluğu ile toplanır.
  4. Genel Kurula, Kent Konseyi Başkanı başkanlık eder. Kent Konseyi Başkanının bulunmadığı hallerde Yürütme Kurulunun en yaşlı üyesi Genel Kurula başkanlık eder.
  5. Yürütme Kurulunun, meclislerin ve çalışma gruplarının seçi-mini ve çalışma esaslarını; Kent Konseyi Yönetmeliğine aykırı olmayacak şekilde, çalışma yönergesi ile belirler.

b. Yürütme Kurulu

Kent Konseyinin Yürütme Kuruluna ilişkin hükümler Kent Konseyi Yönetmeliği’nin 11. Maddesinde yer almaktadır. Bu hükümler şunları içermektedir:

  1. Genel Kurul tarafından seçilir.
  2. Birinci dönem için iki; ikinci dönem için üç yıl görev yapmak için seçilir.
  3. En az yedi kişiden oluşur.
  4. İçerisinde Kadın ve Gençlik Meclisi Başkanları da yer almalı-dır.
  5. Yürütme Kuruluna Kent Konseyi Başkanı, Başkanın bulun-maması halinde ise Yürütme Kurulunun en yaşlı üyesi başkanlık eder.
  6. Genel Kurulun gündemini tespit eder.
  7. Genel Kurul tarafından oluşturulan görüşleri ilgili belediyeye sunar ve bunların uygulanmasını izler.

c. Meclisler ve Çalışma Grupları

Kent Konseyinde yer alan Meclisler ve Çalışma Gruplarına ilişkin hükümler Kent Konseyi Yönetmeliği’nin 12. Maddesinde yer almaktadır. Bu hükümlere ilişkin bilgiler şu şekilde verilebilir:

  1. Kent Konseyinin görev alanına giren konularda oluşturulabi-lirler.
  2. Çalışma usul ve esasları Genel Kurul tarafından belirlenir.
  3. Meclisler ve Çalışma Gruplarında oluşturulan görüşler, Kent Konseyi Genel Kurulunda görüşülerek kabul edildikten sonra, değerlendirilmek üzere ilgili Belediye Meclisine sunulur.

d. Kent Konseyi Başkanı

Kent Konseyi Başkanının görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin hükümler Kent Konseyi Yönetmeliği’nin 06.06.2009’da 27250 sayılı Resmî Gazetede değiştirilen 11/A Maddesinde hükme bağlanmıştır. İlgili hükümlere ilişkin bilgiler şunlardır:

  1. Genel Kurul tarafından seçilir.
  2. Görev süresi Yürütme Kurulunun görev süresiyle koşut olmak üzere; ilk dönem için iki yıl, ikinci dönem için ise üç yıldır.
  3. Kent Konseyi Başkanının seçimi için ilk oylamada Genel Kurul üye tamsayısının üçte ikisi; bu çoğunluğun bulunamaması halin-de yapılacak ikinci oylamada ise üye tamsayısının salt çoğun-luğu aranır. İkinci oylamada salt çoğunluk sağlanamaz ise bu oylamada en çok oyu alan iki aday arasında, üçüncü bir oylama yapılır. Üçüncü oylamada en fazla oyu alan aday, Kent Konseyi Başkanı seçilmiş olur.
  4. Kent Konseyi Başkanının seçimi, Kent Konseyinin ilk toplantı-sının birinci birleşiminde tamamlanır.
  5. Kent Konseyi Başkanının izin, hastalık veya başka bir sebeple görevi başında bulunmadığı hallerde, bu süre için kendisine Yürütme Kurulunun en yaşlı üyesi vekalet eder.

KENT KONSEYLERİNİN ÇALIŞMA İLKELERİ

Kent Konseyi organlarının çalışma ilkeleri Kent Konseyi Yönetmeliğinin 7. Maddesinde hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte Kent Konseylerinin yapısından ve var olma nedeninden kaynaklanan çeşitli ilkeler de mevcuttur. Bunlar aşağıdaki şekliyle açıklanabilir.

Yatay Örgütlenme

Kent Konseyi, yatay örgütlenme modelini benimseyerek çalışma biçimi olarak dayanışma ve ortaklaşa çalışma ilkelerini kendi bünyesinde harekete geçirmektedir. Bu doğrultuda, katı ve merkezi hiyerarşik düzenin aksine, Kent Konseyine katılım gösteren herkes, ast-üst ilişkileri kalıbı çerçevesinde değil sorunu birlikte çözen ve çalışmada rollerin paylaşımını içeren bir yapı içerisindedir. Kent Konseyine katılım gösteren kişiler, çalışmalarını rekabet etme amacıyla veya prestij kazanma adına gerçekleştirmemektedirler. Aksine, kent için üretmek ve kente dair sorumluluk üstlenmek bilinci ile hareket eden katılımcılar, eşgüdüm ve iş birliği içerisinde çalışmaktadır.

Mahalle ve Semt Düzeyinden Başlayan Katılım

Kent Konseyinde katılım mahalle ve semt meclislerinden başlar. Mahalle muhtarları ile semt ve mahalle meclisleri, katılımının elzem olduğu konseye bütünüyle katkı sağlamakta; arzu edilen yerellik ilkesinin yaşama geçirilmesinde büyük önem taşımak-tadır. En küçük yerleşim birimi olan mahalleler ile semtlerin öncülüğünde yönetime aktif yurttaş katılımı arttırılmakta ve bu sayede eşitlikçi bir yapı geliştirilmektedir. Bu tür bir katılımın inşa edilmesinde büyükşehir ve ilçe düzeyindeki kent konseyleri kendi aralarında işbirliği yapmaktadırlar.

Başkan ve Yürütme Kurulunun Kolaylaştırıcı İşlevi

Yatay örgütlenme modeli ve aktif yurttaş katılımının gerçekleş-tirilmesi adına Başkan ve Yürütme Kurulu, Kent Konseyi adına işlevsel olan görevleri yerine getirmektedir. Bu bağlamda birçok farklı toplumsal kesimin bir arada bulunduğu Kent Konseyini temsilen seçilen Başkan ve Yürütme Kurulu; Genel Kuruldan, Çalışma Gruplarından ve Meclislerden gelen talep ve fikirlerin hayata geçirilmesi için çalışmalarını yürütmektedir. Bunları ger-çekleştirirken maddi bir kazanç elde etmezler. Kent adına uğraş veren yurttaşların öncülüğünde kurulan Kent Konseyini yine aktif ve kent için uğraş veren yurttaşlar görevlerine demokratik seçimlerle gelerek temsil etmektedir.

Çalışma Grupları ve Meclislerin Esas Üretim Merkezi Olması

Kent Konseyinin en önemli özelliklerinden biri; kent için esas üretimin, bünyesinde kurulan çalışma grupları ve meclisler içerisinde gerçekleşiyor olmasıdır. Kent için üretim yapmak isteyen ve konuları ile uzmanlık alanlarına göre ayrışan çalışma grupları ve meclislerde; kente yararlı olabileceği düşünülen tüm çalışmalar için üretim imkânı bulunmaktadır.

Kentine Sahip Çıkma

Kent Konseyi, kentin insanlığın ortak mirası konumundaki değerini korumak ve geliştirmek için faaliyetler yürütmektedir. Bu bağlamda, kentin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkan Kent Konseyi, kenti manevi ve maddi açıdan geliştirme amacı taşımaktadır. Tüm bunları toplum ile iç içe olarak gerçekleşti-ren ve toplumun taleplerini yerel yönetim organlarına ileten Kent Konseyi, kentin tüm sorunlarını çözmek adına kamuoyu oluşturmaktadır.
 
Tarafsızlık

Kent Konseyi, gerçekleştirdiği işlevlerde gerek siyasal gerekse toplumsal hiçbir ayrım gözetmemektedir. Toplumun her kesi-minden yurttaş, katılmak istediği ölçüde bu yapının bir parçası olarak karar ve çalışmalarda kent yararı adına söz sahibi olmak-tadır. Çalışma gruplarının ve meclislerin de tarafsızlık esasına göre örgütlendiği Kent Konseyinde yalnızca, Türkiye Cumhuri-yeti Anayasasının 10. Maddesi ve Kent Konseyi Yönetmeliğinin
6. Maddesinin ğ fıkrasına uygun bir şekilde kadınlara, çocuklara, gençlere ve engellilere pozitif ayrımcılık uygulanmaktadır

Çözümde Ortaklık

Kent Konseyi, kente ilişkin tüm sorunların çözümünde kamu ku-rum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, dernekler, sendikalar, vakıflar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bizati-hi toplum ile iş birliği gerçekleştirme ve sorunları bu ortaklıklar ile çözüme kavuşturma amacı taşımaktadır. Bu açıdan, yalnızca sorunun çözümünden yararlanan değil; sorunun çözümüne katkı sunan bileşenlerden oluşan Kent Konseyi, toplumun tüm kesimlerinin çözülmek istenen soruna katkı sunabilmesi adına uygun ortamı sağlamaktadır.

Yenilikçilik

Kent Konseyi, kent yararına uygulanabilecek her çeşit yeniliği gerçekleştirme uğraşı içerisindedir. Bu bağlamda Kent Konseyi, kentin gelişimine katkı sunacak olan yenilikleri ve bu yenilikleri gerçekleştirebilecek olan çocuk ve genç girişimcileri destekle-mektedir. Kent konseyi faaliyetleri aynı zamanda kentte istih-dam, sosyal sorunların çözümü, iktisadi ve mekânsal gelişim gibi pek çok dışsallık üretme potansiyeline sahip olduğundan dolayı bu anlamdaki yenilikçi faaliyetler ve fikirler tüm kente katkıda bulunmaktadır.

Sonuç Odaklı Çalışma

Kent Konseyi, çözümsüzlük veya sürüncemede bırakmak adına değil; kentin yararına gerçekleşecek olan sonuca ulaşmak adına çalışmalar sürdürmektedir. Dahası, toplumun tüm kesimle-riyle kurduğu iş birliği nedeniyle, kent adına alınabilecek olan kararları hızlandırmakta ve yurttaş yararına olan uygulamaları desteklemektedir.

TÜRKİYE'DE KENT KONSEYLERİ

Türkiye’de 1997 yılında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı desteği ile başlatılan Yerel Gündem 21 projesi kent konseylerinin ülke gündemine girmesinde en etkili rolü oynamıştır.

08.10.2006’da Kent Konseyi Yönetmeliği yayınlanmıştır.

06.06.2009’da Kent Konseyi Yönetmeliğinde önemli deği-şiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerle kent konseyinin oluşumu, görevleri, çalışma ilkeleri ve görevleri değişmiştir. Ayrıca kent konseyi üyeliğine ilişkin düzenlemeler yapılmış ve kent konseyi organlarına kent konseyi başkanı eklenmiştir. Bununla birlikte kent konseyi organlarının görevleri ve nitelikleri değiştirilmiş-tir. Son olarak genel sekreterlik ile sekretarya hizmetleri kent konseylerinin bir parçası haline getirilmiş ve belediyelerin kent konseylerine ayni ve nakdi yardım yapabileceklerine ilişkin yeni bir hüküm kurala bağlanmıştır.

6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararname-lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ilin belediye sınırları mülki sınırlarına genişletilmiş; böylece kent konseylerinin faali-yet alanı genişlemiştir.

2006’dan günümüze yaklaşık 300 adet kent konseyi kurul-muştur. Özellikle 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri sonrası bu sayı artmaya başlamıştır.

Türkiye Kent Konseyleri Birliği (https://www.kentkonseyle-ribirligi.org.tr) ve Türkiye Kent Konseyleri Platformu (https:// www.facebook.com/pages/category/Community/T%C3%BC-rkiye-Kent-Konseyleri-Platformu-793600494023136/) olmak üzere iki gayrı resmî üst birlik bulunuyor.

Mart 2019 Yerel Seçimlerinden sonra, yerel yöneticilerin de desteği ile Kent Konseylerine olan talep artmıştır.

Kent Konseyleri basında ve toplumda seslerini daha fazla duyurabilmektelerdir.

Yerel seçimlerle kent konseyi arasında karmaşık bir ilişki bulunmaktadır. Bazen mevcut kent konseyleri seçim sonrasında kesintiye uğrarken, bazen de daha güçlü bir şekilde devam ede-bilmektedir. Son dönemde yerel yönetimlere ilginin artması ile birlikte kent konseylerinin de ilgi görmeye başladığı söylenebilir.

Kent konseylerine ilişkin pek çok sorun uzun yıllardır tartı-şılmaktadır. Bu sorunların en başta gelenlerinin; siyasetin kent konseyi üzerindeki baskısı, kent konseylerinin tarafsız ve bağım-sız kalmalarının zorlukları, kent konseyi bileşenlerinin katılımcılık kültürünü benimseme konusundaki kapasite eksiklikleri, kent konseylerinin farklı ölçekleri için mevcut mevzuatın yetersizlik-leri, toplumun kent konseyleri konusundaki farkındalık ve bilgi eksikliği, kent konseylerine katılımda yaş, cinsiyet ve meslek eşitsizlikleri olduğu söylenebilir.