
Ankara’ya İz Bırakanlar Prof. Dr. İhsan Doğramacı
13/04/2026
Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu 7. Olağanüstü Genel Kurulu’nda Genel Başkanlığa Seçilen H. Arda Yurtsever’e Tebrik Ziyareti
13/04/2026(29 Kasım 1860 – 5 Mart 1941)
İlk Diyanet İşleri Başkanı, Ankara Müftüsü, Osmanlı Devleti Din Âlimi,
Milli Mücadele Destekçisi Din Önderi (Ankara Fetvası’nın öncüsü)
Ankara’nın sessiz gücü, Milli Mücadele’nin manevi imzası
- Sözleri bir şehirde değil, bir kurtuluşta yankı buldu: Ankara’da…
- Dinî otoriteyi millet iradesiyle buluşturan öncü bir isim
- Ankara’nın direniş ruhuna manevi mühür vuran kişi
- Ankara’da yükselen en güçlü söz: “Milletin yanındayız”
- Ankara’nın hafızasında iz, Türkiye’nin tarihinde ışık
- Bir müftüden fazlası: bir direnişin manevi omurgası
1860’ta Ankara’nın Balâ kazasının Beynam köyünde doğdu. Babası Ankara’nın alimlerinden Börekçizade Ali Kazım Efendi’dir. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra yükseköğrenim için İstanbul‘a gitti. Burada Beyazıt Medresesi müderrislerinden Atıf Efendi’nin derslerine devam edip dini yüksek ilimleri tahsil ederek diploma almaya hak kazandı.
Dönemin klasik eğitim sistemi olan medrese geleneği içinde yetişmiş, Arapça ve İslami ilimlerde derinleşerek genç yaşta ilmiye sınıfına katılmıştır. Ankara’da dini çevrelerde kısa sürede tanınan bir isim haline gelmiş ve hem bilgisi hem de duruşuyla saygı kazanmıştır.
İlk memuriyetine Ankara’daki Fazliye Medresesi‘nde öğretim üyesi olarak başladı. 1898’de Ankara İstinaf Mahkemesi üyeliğine getirildi. 1908 tarihinde de Ankara Müftüsü oldu. Bu arada memuriyetinin yanı sıra, eğitim-öğretime olan ilgisini devam ettirdi. 1920’de “İzmir Paye-i Mücerridi” ve yine aynı yılda “Mahreç Payesi”ne layık görülmüştür. Göstermiş olduğu bu başarılarının bir mükafatı olarak, 1920’de de her türlü devlet hizmetlerinde güzel işler görenlere iftihar ve imtiyazı mucip olmak üzere çıkarılan “Dördüncü Rütbeden Osmani Nişanı” ile ödüllendirildi.
Özellikle Ankara Müftülüğü görevine geldikten sonra şehirde hem dini hem de sosyal açıdan etkili bir konuma yükselmiştir. Ancak onun tarih sahnesindeki en belirleyici rolü, Milli Mücadele yıllarında ortaya çıkmıştır.
İstanbul Hükümeti’nin Milli Mücadele hareketini “asi” olarak nitelendirdiği bir dönemde, Ankara’da bulunan Ankara merkezli direnişin yanında yer almış ve bu duruşuyla tarihe geçmiştir.
Ankara‘nın yerlisi ve müftüsü sıfatıyla, Türk Kurtuluş Savaşı‘na ve Mustafa Kemal Paşa‘ya bu anlamda önemli desteklerde bulunmuştur. Altı ay Menteşe mebusu olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulunmuş ve daha sonra müftülük görevini tercih ederek 27 Ekim 1920’de mebusluktan ayrılmıştır.
1920 yılında yayımlanan ve “Ankara Fetvası” olarak bilinen fetvada Börekçi, Anadolu’daki diğer müftülerle birlikte Milli Mücadele’nin meşru bir direniş olduğunu ilan etmiş, bu fetva halkın Kurtuluş Savaşı’na desteğini artıran en önemli dini dayanaklardan biri olmuştur. Bu adım, sadece dini bir açıklama değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir meşruiyet zemini oluşturmuştur. Böylece Anadolu’daki direnişin moral gücüne büyük katkı sağlamıştır.
1924-1941 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti‘nin ilk Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yapmış Türk din adamı ve siyasetçisi olmuştur. Bu görevde, din hizmetlerinin yeni kurulan devlet yapısı içinde düzenli ve kurumsal bir şekilde yürütülmesini sağlamış, din-devlet ilişkilerinin Cumhuriyet sistemi içinde şekillenmesinde önemli bir rol üstlenmiştir.
Bu süreçte Mustafa Kemal Atatürk ile aynı tarihsel çizgide yer almış, Milli Mücadele’nin manevi cephesinde Atatürk’ün liderliğine destek veren önemli din adamları arasında sayılmıştır. Özellikle Ankara merkezli yeni devlet yapılanmasının güçlenmesinde, onun verdiği dini destek ve fetvalar kritik bir rol oynamıştır. Bu nedenlerle, Ankara tarihinde hem bir müftü hem de bir kanaat önderi olarak özel bir yere sahiptir.
Mehmet Rıfat Börekçi, 5 Mart 1941’de Ankara’da vefat etmiş ve Cebeci Asri Mezarlığı’na defnedilmiştir. Ardında sadece dini bir kariyer değil, aynı zamanda Milli Mücadele’ye verdiği destekle şekillenmiş güçlü bir tarihsel miras bırakmıştır.
Bugün Mehmet Rıfat Börekçi, hem Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde dini meşruiyetin önemli bir temsilcisi hem de Ankara’nın tarihsel hafızasında yer etmiş sembol isimlerden biri olarak anılmaktadır.
Mehmet Rıfat Börekçi’yi saygı, rahmet ve minnetle yâd ediyor; Milli Mücadele yıllarında sergilediği kararlı duruşu, Ankara’nın ve Anadolu’nun kaderine ışık tutan manevi liderliğini derin bir hürmetle anıyoruz.



