
AKK Bisiklet Meclisi Güne Bakış” Programında
03/06/2026
Ankara’ya İz Bırakanlar: Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali
03/06/2026(d: 1902 Selanik –ö: 1963 Moskova)
Şair ve Yazar
Türk şiirine serbest nazımı kazandıran büyük usta
Sürgünle yoğrulmuş ama şiiriyle evrenselleşmiş bir yaşam
Türk şiirinde bir devrim, dünya edebiyatında bir iz
Nazım Hikmet, 20 Kasım 1902’de Selanik’te doğdu. Askerî bir aileden gelen şair, çocukluk ve gençlik yıllarında farklı şehirlerde bulundu. Eğitim hayatının bir kısmını İstanbul’da tamamladı ve genç yaşta edebiyata yöneldi.
Nazım Hikmet’in hayatında Ankara özel bir kırılma noktasıdır. Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu’ya geçerek Milli Mücadele’ye destek vermek amacıyla Anadolu Ajansı ve çeşitli resmi kurumlarda görev aldı.
1920’lerin başında Ankara’ya gelişi, onun dünya görüşünün şekillenmesinde belirleyici oldu. Başkentte bulunduğu dönem, genç Cumhuriyet’in kuruluş heyecanını yakından gözlemlemesine ve halkçı bir edebiyat anlayışı geliştirmesine zemin hazırladı. Ankara’da geçirdiği günler, onun şiirinde “ulus, bağımsızlık ve emek” temalarının güçlenmesini sağladı.
Ancak daha sonraki yıllarda siyasi düşünceleri nedeniyle Ankara ve Türkiye’de baskılarla karşılaştı; bu süreç onun hayatında uzun sürgün ve hapis dönemlerinin başlangıcı oldu.
Nazım Hikmet, Türk şiirine; serbest nazım biçimini kazandırdı, şiiri günlük dil ve toplumsal gerçeklikle buluşturdu, bireysel duyguyu toplumsal mücadeleyle birleştirdi.
Şiirleri yalnızca edebi metin değil, aynı zamanda birer toplumsal manifesto olan Hikmet’in önemli eserleri; Memleketimden İnsan Manzaraları ; Kuvâyi Milliye Destanı; Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı gelir.
Hayatının büyük bölümünü siyasi nedenlerle hapishanelerde ve sürgünde geçiren Nazım Hikmet,1951 yılında Türkiye’den ayrılarak Sovyetler Birliği’ne gitti ve yaşamının geri kalanını Moskova’da sürdürdü. 3 Haziran 1963’te Moskova’da hayatını kaybetti.
Ankara, Nazım Hikmet için yalnızca bir şehir değil; genç Cumhuriyet’in ideallerini, bağımsızlık ruhunu ve halkçı düşüncenin doğuşunu gözlemlediği bir merkezdir.
Nazım Hikmet, Türk şiirine getirdiği yenilikler, serbest nazımın öncüsü olarak açtığı çığır ve insanı merkeze alan güçlü anlatımıyla yalnızca edebiyatımıza değil, dünya şiirine de derin izler bırakmıştır.
Ankara’nın kuruluş yıllarındaki ruhundan, Anadolu’nun bağımsızlık ve emek mücadelesinden beslenen düşünsel birikimi; onun şiirini bireysel duygunun ötesine taşıyarak toplumsal bir vicdan haline getirmiştir.
Bugün onun dizelerinde özgürlük, barış ve insanlık ideali yaşamaya devam ederken; Türk edebiyatına kazandırdığı bu büyük miras saygı, minnet ve rahmetle yad edilmektedir.
Nazım Hikmet’i, fikirleri ve eserleriyle Türkiye’nin kültürel hafızasına kazandırdığı eşsiz değerler için saygı ve şükranla anıyoruz.
3 Haziran vefat yıl dönümünde; özgürlük, emek ve insan onurunu merkeze alan şiirleriyle yalnız edebiyatı değil, toplumsal düşünceyi de derinden etkileyen büyük ustayı rahmetle yad ediyoruz.



