
AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ankara Zaralılar Derneği’ni Ağırladı
29/09/2026
AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ankara Sanayi Odası (ASO) Seçimlerine Katıldı
01/10/202613. Yüzyıl
“Ankara’nın Ahşaba İşlenen Dünya Mirası” “Yedi Asrı Aşan Bir Ankara Tanığı”
“Anadolu’nun Ahşap Cami Geleneğinin Başkentteki Kadim İzi”
Bazı yapılar yalnızca kendi dönemini anlatır.
Bazıları ise yüzyıllar boyunca bir kentin hafızasını taşır.
Ankara Kalesi’nin güney ucunda, Ulus Samanpazarı’nda yer alan Ahi Şerafettin Camii; ahşap direkleri, özgün mihrabı ve minberiyle Ankara’nın Orta Çağ’dan günümüze ulaşan en önemli tarihî yapılarından biridir.
Halk arasında Arslanhane Camii olarak bilinen yapı, bu adını kuzeydoğusunda bulunan Ahi Şerafettin Türbesi’nin duvarındaki antik dönemden kalma aslan heykelinden alır.
Caminin yapım tarihi konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Minber kitabesi, yapının 1289-1290 yıllarında Ahi Hüsameddin ve kardeşi Ahi Hasaneddin tarafından yaptırıldığı ya da bu tarihlerde kapsamlı biçimde yenilendiğine ilişkin önemli bilgiler taşır.
O tarihten bugüne Arslanhane’nin hikâyesini taşıyan en güçlü unsurlardan biri ise ahşap oldu.
Caminin kıble duvarına dik uzanan dört sıra hâlindeki 24 ahşap direk, iç mekânı beş sahına ayırır. Ahşap direklerin üzerinde kullanılan Roma dönemine ait Korint ve Dor üslubundaki devşirme mermer sütun başlıkları, Ankara’nın farklı çağlarını aynı yapı içinde buluşturur. Moloz taş duvarlarında da Roma ve Bizans dönemlerinden kalan devşirme malzemeler yer alır.
Ahşap yalnızca yapıyı ayakta tutmadı; dönemin ustalığını da yüzyıllar sonrasına taşıdı.
Ceviz ağacından yapılan ve 1290 tarihini taşıyan kündekâri minber, ustası Mehmed bin Ebû Bekir’in imzasıyla dönemin ahşap işçiliğinin en seçkin örneklerinden biri olarak günümüze ulaştı. Mukarnas nişli, çini mozaik ve alçıyla işlenen görkemli mihrap ise Anadolu Selçuklu sanatının özgün örnekleri arasında yer aldı.
Doğu, batı ve kuzey yönlerinde üç kapısı bulunan caminin kuzey kapısı bir taç kapı niteliğindedir. Kuzeydoğusunda yükselen tek şerefeli minaresinde de taş, tuğla, çini ve geçmiş dönemlerden kalan devşirme malzemeler bir araya gelir.
Böylece Arslanhane, yalnızca 13. yüzyılın mimarisini değil; Ankara’nın farklı dönemlerinden izleri aynı çatı altında buluşturan çok katmanlı hafızasını da taşımaya devam etti.
Yüzyıllar geçti.
Ankara değişti.
Arslanhane, ahşap direklerinin altında aynı hafızayı korudu.
Yedi asrı aşkın süredir ibadet işlevini sürdüren Arslanhane Camii, yalnızca korunan tarihî bir yapı değil; Ankara’nın yaşayan kültürel mirasının da önemli bir parçası oldu.
Ve bu miras, 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dâhil edildi.








