
AKK Engelli Meclisi Anıtkabir’e Yürüdü
12/05/2026
AKK’de Evrensel Bilim Kurgu Ve Fantastik Film Festivali Sergisi
12/05/2026ANKARA KENT KONSEYİ ENGELLİ MECLİSİ’NDEN ENGELSİZ YAŞAM İÇİN BASIN AÇIKLAMASI
Ankara Kent Konseyi (AKK) Engelli Meclisi, Engelliler Haftası kapsamında, asıl engelin kalplerde olduğuna vurgu yapmak amacıyla, Anadolu Meydanı (Tandoğan) metrosunda basın açıklaması yaptı.
Ankara Kent Konseyi (AKK) Engelli Meclisi, “engelsiz bir Ankara” hedefiyle 10 Mayıs- 16 Mayıs Engelliler Haftası içerisinde düzenledikleri “Engelsiz Ankara Festivali” kapsamında 11 Mayıs tarihinde Anadolu Meydanı (Tandoğan) Metrosu önünde engelli bireylerin hakları için faaliyet gösteren Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ve bileşenleri, Engelliler Konfederasyonu ve bileşenleri, Özel Eğitim Konfederasyonu ve bileşenleri ve Hak Savunucusu Aktivitler bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi.
Akabinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir’e olan yürüyüşle devam eden etkinliğin ana maddeleri, her birey için uygulanması gereken “İnsan Hakkı” ve “Hak Temelli Sosyal Model” şeklinde öne çıktı.
“KALICI ENGELİ OLAN BİREYLERDEN HER YIL RAPOR İSTEME SONA ERSİN”
Engelliliğin artık “lütuf” söyleminden çıkması gerektiğine vurgu yapılan basın açıklamasında konuşan AKK Engelli Meclisi Başkanı Yıldıray Çınar engellilerin birey olarak kavuşması gereken konfor alanlarını şu cümlelerle dile getirdi.
“Bizim için bizsiz asla” ilkesi uyarınca; engellileri ilgilendiren tüm mevzuat ve hizmet süreçlerinde sivil toplumun katılımı, planlamadan izlemeye kadar her aşamada yasal ve bağlayıcı bir zorunluluk haline getirilmelidir. Cumhurbaşkanlığı Politika Kurullarından SGK ve SUT komisyonlarına kadar tüm stratejik noktalarda, sivil toplum temsilcileri ve engelli uzmanlar “daimi ve yetkili üye” olarak yer almalıdır. Kararlar bizzat hakkın özneleriyle birlikte ve tüm politikaları kapsayacak bir “ana akımlaştırma” anlayışıyla alınmalıdır. Protez, ortez, medikal malzemeler ve yardımcı araç-gereçler bir lüks değil, vücudumuzun bir parçasıdır. Piyasa gerçeklerinin altında kalan ödeme limitleri düzeltilmeli, kaliteden taviz verilmemelidir. En kaliteli cihazlara ek ücret ödenmeden erişildiği kalıcı bir sistem inşa edilmelidir. Kalıcı engeli olanlardan her yıl rapor isteme zulmü bitmeli, “Beşikten Mezara” dijital takip sistemi kurulmalıdır.”
“8.5 MİLYON BİREYİN HAREKET ÖZGÜRLÜĞÜ DE KISITLANIYOR”
Engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak amaçlı olarak, kullanılması gereken ulaşım araçları tiplerine ve ÖTV vergilerine ve yapılan indirimlerin suiistimal edildiğine dair konuşan Çınar konuşmalarını şöyle sürdürdü;
“Anayasa Mahkemesi kararı ve Anayasamızın ruhu doğrultusunda; ÖTV muafiyeti hiçbir engel grubu arasında ayrım gözetilmeksizin, tüm engelli vatandaşlarımız için eşit olarak uygulanacak şekilde kanun düzenlemesi yapılmalı ve mevzuat güncellenmelidir. Araç yenileme süresi can güvenliğimiz için en fazla 3 yıl olarak belirlenmelidir. Özel ihtiyaçlarımıza uygun araçlara erişimi engelleyen yerlilik şartı kaldırılmalıdır. Üst limit sistemi çöpe atılmalıdır. ÖTV muafiyeti, brüt asgari ücretin 80 katı üzerinden hesaplanan dinamik bir modele bağlanmalı; belirlenen bu limiti aşan tutarın hak sahibi tarafından ödenerek araç alınabilmesine imkân tanıyan adil ve sürdürülebilir bir sistem hayata geçirilmelidir” Yıldıray Çınar ayrıca cümlelerine ek olarak ortaya çıkan istismar olaylarının 8.5 milyon kişinin hareket özgürlüğüne engel olmaması gerektiğine değinerek, gereken önlemlerin alınmasına da vurgu yaptı.
HEDEF OKULLARDA ENGELLİ ÇOCUKLARI YAŞTAŞLARIYLA EŞİT HALE GETİRMEK
Okul öğrencisi olan engelli bireylerin, eğitim hayatlarında yaşadıkları zorluklara değinerek, kaynaştırmacı eğitim sisteminin öneminin altını çizen ve ailelerin de üzerine düşen sorumluluğu hatırlatan Yıldıray Çınar şu ifadeleri kullandı;
“Özel eğitim saatleri bilimsel gereklilik olan ayda en az 32 saate yükseltilmelidir. Eğitim, doğumdan ölüme kadar kesintisiz bir haktır. Sayıları azaltılarak erişimi kısıtlanan hayat boyu öğrenme modülleri kapsayıcı haline getirilmeli; erken müdahale programları ve mesleki rehabilitasyon merkezleri tüm Türkiye’de yaygınlaştırılarak engelli bireylerin her yaşta gelişim imkânı güvence altına alınmalıdır. Özel eğitim merkezlerindeki “yüz tanıma” gibi fişleme niteliğindeki uygulamalara derhal son verilmelidir. Dijital eğitim materyalleri, işaret dili ve sesli betimleme ile tam erişilebilir hale getirilmelidir.”
EŞİT İŞ ALANLARI SAĞLIKLI TOPLUM
Engelli bireylerin toplumda güven ve sağlık içerisinde kendi hayatlarını sürdürebilmeleri için iş gücü içerisinde yer almaları ve istihdamın önemine de değinen Çınar, konuşmalarına şöyle devam etti;
“Artan toplumsal katılım talebi ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda istihdam kotaları ivedilikle yükseltilmelidir! Kamu kurumlarının, farklı istihdam modellerini kota dışı bırakarak sorumluluktan kaçmasına son verilmelidir. Kota, kurumun toplam personel gücü üzerinden adilce hesaplanmalı; yasal boşlukları kullanarak bu toplumsal sorumluluktan kaçanlara karşı yaptırımlar uygulanmalıdır. Emeklilik bir hak tescilidir, engel yarıştırma süreci değildir. Engelli bireylerin emeklilik hakları ‘vücut fonksiyon kaybı’ yerine, sübjektif ‘çalışma gücü kaybı’ kriterlerine hapsedilemez. 15-18 yıl prim ödeyip emeklilik bekleyen vatandaşlarımızın önüne yeni yönetmeliklerle bariyer kurulmasına, emekli olanların ise yeniden çalışma hakkının ellerinden alınarak ‘sosyal ölüme’ terk edilmesine son verilmelidir.”
HERKES TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYMALI
Toplum içerisinde bir arada yaşamının değerine vurgu yapılan etkinlikte, Yıldıray Çınar bu sorumluluğun genel bir sorumluluk olduğunu belirterek ve yerel yönetimlere şehirlerin sadece “genç ve atletik” bireyler için tasarladığını dile getirerek, taşın altına herkesin elini koyması gerektiğine dair çağrıda bulundu.
“Kaldırımları, parkları ve ulaşım araçlarını standartlara uygun hale getirmek bir tercih değil, yasal zorunluluktur. Erişilebilirlik ihlallerine göz yuman, hatalı imar ve ruhsat süreçlerine onay veren her bir kamu görevlisi sorumlu tutulmalıdır. Ulaşım filolarını, taksileri ve turizm araçlarını; her bir ferdimizin kimseden yardım almadan, bağımsızca seyahat edebileceği evrensel tasarım anlayışıyla tam erişilebilir hale getirilmelidir. Mademki halkın belediyesisiniz; zihinsel engelli ve otizmli bireylerimiz için “Korumalı İşyerleri” kurup işleterek, sosyal belediyecilik anlayışının ve sosyal devlet ilkesinin en güzel örneğini sergilemenizi bekliyoruz.”
Yıldıray Çınar konuşmalarını sonlandırırken; “Bu ülke hepimizin! Bizler bir “Sosyal Yardım” öznesi değil, “Hak Temelli Sosyal Model”in sarsılmaz bir parçasıyız! Kamuoyuna ve tüm karar alıcılara sesleniyoruz: Engelli haklarını bir lütuf değil, asli bir görev olarak gören vizyon; Türkiye’yi çok daha güçlü ve müreffeh bir ülke yapacaktır” dedi.



