
Ankara’ya İz Bırakanlar Bülent ECEVİT
02/04/2026
Ankara’ya İz Bırakanlar Uğur MUMCU
05/04/2026(doğum adı: Ali Arslan; 25 Kasım 1917, Lefkoşa – 4 Nisan 1997, Ankara)
Türk milliyetçiliğini fikirden harekete dönüştüren irade…
Davası kadar sert, ülküsü kadar derin bir liderdi.
Adı, Türk siyasetinde iz değil; derin bir hatıra bıraktı.
Onun mücadelesi, bugün hâlâ yankılanan bir çağrıdır.
Fırtınalı zamanların sarsılmaz iradesiydi.
Ülkü, onun için bir söz değil; bir ömürlük yürüyüştü.
Fikirleriyle yön verdi, duruşuyla iz bıraktı.
Onun liderliği, Başbuğ unvanıyla anlam kazandı.
Alparslan Türkeş, 25 Kasım 1917’de Koyunoğlu ailesinden Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ile Fatma Zehra Hanım’ın çocuğu olarak, Lefkoşa’da Haydarpaşa Mahallesi’nde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Küçük yaşlardan itibaren Ailesiyle birlikte Türkiye’ye geldikten sonra askerî eğitim yoluna girdi. Kuleli Askerî Lisesi’ne kabul edildi. Ardından Harp Okulu (Harbiye)’nde eğitim aldı. 1938 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu.
Aynı yıl Kars’a tayin edildi ve Karslı bir arkadaşıyla görev yerini becayiş ederek Isparta’ya gitti. Isparta’da bir yıl kaldıktan sonra Gelibolu’daki 58. Piyade Alayı 5. Bölük Komutanlığı’na tayin edildi ve Balıkesir, Bandırma, Edincik, Erdek ve Marmara Adasında görev aldı.
Alparslan Türkeş 1940 yılında Ispartalı Muzaffer Hanım ile evlendi. Muzaffer Hanımın 1974 yılındaki ölümüne kadar süren bu evlilikten çiftin Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çağrı) ve Yıldırım Tuğrul adlarında beş çocuğu oldu. Eşini kaybettikten iki yıl sonra, 1976’da Seval Hanım ile evlenen Türkeş’in bu evlilikten de Ayyüce ve Ahmet Kutalmış adlarında iki çocuğu oldu.
1955 yılında dış görevler sınavına girerek Pentagon‘da göreve başladı, ABD’nin başkenti Washington, DC‘de bulunan NATO Daimi Komitesi’nde bulunan Türk genelkurmayı temsil heyetinde görev yaptı ve 1958 yılına kadar ABD’de kaldı.
Aynı sırada uluslararası ekonomi eğitimi gördü. 1959’da Almanya’da Atom ve Nükleer Okulu’na gönderildi ve buradaki eğitiminden sonra albaylığa yükseldi ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı NATO şube müdürü olarak atandı.
Askerî eğitim, onun disiplinli, kararlı ve hiyerarşik düşünce yapısını şekillendirdi. Eğitim sürecinde özellikle liderlik, strateji ve devlet anlayışı ön plana çıktı. Bu altyapı, ileride hem askerî hem de siyasi kariyerinde belirleyici oldu.
Muvazzaf askerken 27 Mayıs Darbesi‘nde aktif rol alan Türkeş, askerlik görevi sonrası başbakan yardımcısı, Milliyetçi Hareket Partisinin kurucusu ve ilk genel başkanı olarak görev yapmıştır. MHP Genel Başkanlığı görevini 1969-1981/1993-1997 yılları arasında sürdürmüştür. Mart 1975 – Haziran 1977 ve Temmuz 1977 – Ocak 1978 tarihleri arasında kurulan hükûmetlerde başbakan yardımcısı olarak yer almıştır. 1965, 1969, 1973, 1977 ve 1991 Türkiye genel seçimlerinde milletvekili olarak Meclise girmiştir.
1960’lardan itibaren milliyetçi hareketin kurucu ve lider figürü olarak öne çıktı. Fikirleri ve teşkilatlanma anlayışıyla ülkücü hareketin merkezinde yer aldı. Partiyi ve hareketi bir “dava” etrafında toplaması, ona “başbuğ” (büyük lider) sıfatını kazandırdı.
Başbuğ” unvanı, devlet veya resmi bir makamdan değil, ülkücü hareketin tabanı ve destekçileri tarafından ona verilen bir sıfattır. Bu unvan, onun liderlik otoritesini, saygınlığını ve karizmatik etkisini ifade eder.
Alparslan Türkeş tarafından bu yıllarda ortaya konulan “Dokuz Işık Doktrini”, Türk milliyetçiliğini sistemli bir ideolojik çerçeveye oturtmak amacıyla geliştirilmiş bir düşünce sistemidir. Türkeş, bu doktrini özellikle 1960’lı yıllarda milliyetçi hareketin temel fikri olarak ortaya koymuştur.
Geliştirdiği “Dokuz Işık” ideolojisi, hareketin temel düşünce sistemi haline geldi. Bu istemli yaklaşım, onu yalnızca siyasi bir figür değil, aynı zamanda fikrî bir önder konumuna taşıdı.
Türkeş, milliyetçi çevreleri bir araya getirmek için 1963 yılında Türkiye Huzur ve Yükseliş Derneğini kurmuştur. 1965’te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisine (CKMP) katılarak fiilen siyasi hayata atılmış ve aynı yıl partinin genel başkanı olmuştur. İlk defa 1965 Türkiye genel seçimlerinde CKMP’nin Ankara milletvekili olarak Meclise girmiştir. 1975’ten sonra Milliyetçi Cephe adı verilen koalisyon hükûmetlerinde başbakan yardımcılığı görevinde bulunmuştur.
12 Eylül Darbesi‘nden sonra 1985 yılına kadar 4,5 yıl tutuklu kalmıştır. 1987 Türkiye anayasa değişikliği referandumunda siyasal yasağı kalkmıştır. Aynı yıl Milliyetçi Çalışma Partisine girmiştir ve yapılan kongrede genel başkan seçilmiştir ve partisi 1991 Türkiye genel seçimlerinde Refah Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi ile seçim ittifakı yapmıştır. 1992 yılında 12 Eylül Darbesi ile kapatılmış olan partilerin eski adlarını alması hakkında Siyasi Partiler Kanunu’nda yapılan değişiklikle MÇP‘nin ismi de 1993 yılında MHP olarak değiştirilmiştir.
1993’te partinin adı yeniden Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) oldu ve Türkeş tekrar güçlü bir siyasi lider olarak sahnedeydi. 1991 seçim ittifakıyla Meclis’e giren kadrolar üzerinden milliyetçi hareket yeniden toparlandı. 1990’lı yıllarda özellikle Türk dünyası, millî birlik ve ülkücü hareketin yeniden yapılanması üzerine yoğunlaştı.
Ancak 1995 genel seçimlerinde MHP ve Türkeş parlamento dışı kaldı. Türkeş, soğuk savaş’ın 1991’de bitmesiyle birlikte, Türk milliyetçiliği çerçevesinde oluşturduğu siyasi söylemini, 1991 sonrasında Türk cumhuriyetleri sorunları çerçevesinde şekillendirdi.
1995 genel seçimlerinde Meclis dışında kalmasının ardından Alparslan Türkeş siyasi mücadelesini sürdürmeye devam etti. 1990’lı yılların ikinci yarısında hem parti teşkilatını hem de milliyetçi hareketi canlı tutmaya odaklandı.
1995 sonrası dönemde de milliyetçi siyasetin en önemli referans liderlerinden biri olmayı sürdürdü. Türk dünyası, kardeş ülkeler ve bölgesel gelişmeler üzerine söylemlerini artırdı. Devlet yapısı ve birlik anlayışı üzerine görüşlerini kamuoyuyla paylaşmaya devam etti.
Parti tabanını ve ülkücü hareketi bir arada tutmaya çalıştı. Gençlik teşkilatları ve parti örgütlenmesine önem verdi. Milliyetçi hareketin siyasal etkisini yeniden yükseltmek için çaba gösterdi.
Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997’de geçirdiği kalp krizi sonucu Ankara‘da vefat etti. Cenazesi büyük bir katılımla kaldırıldı ve Ankara’da Beştepe’deki anıt mezarına defnedildi.
Türkeş, Türk siyasetinde milliyetçi hareketin en önemli liderlerinden biri olarak anılmaya devam etmektedir.
Hayatı boyunca Türk milletine adadığı ömrü, fikirleriyle, duruşuyla ve mücadelesiyle bu topraklarda derin izler bırakmıştır. Onun ortaya koyduğu ülkü, sadece bir siyasi anlayış değil; aynı zamanda bir neslin yolunu aydınlatan bir ideal olmuştur.
Bıraktığı miras; birlik, beraberlik, inanç ve kararlılık üzerine kuruludur. Türk siyasetinde açtığı yol, bugün de etkisini sürdürmekte; fikirleri ve idealleri gelecek nesillere ışık tutmaya devam etmektedir.
Aziz hatırası önünde saygıyla eğildiğimiz Alparslan Türkeş’i rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.



