
Ankara Kent Konseyi, ‘‘AHİD Engelsiz Yaşam Pikniği’’ Etkinliğine Katıldı
08/09/2026
AKK Bisiklet Meclisi, İlyas Ulutaş İçin Adalet Talebiyle Adliyede Buluştu
08/09/20261928
“Cumhuriyet’in İlk Yıllarından Bugüne Başkentin Sessiz Tanığı”
“Bir Başkent, Bir Cumhuriyet, Bir Palas”
“Cumhuriyet’in Işıklarının Yandığı Yer”
Bazı yapılar yalnızca bir dönemin mimarisini değil, o dönemin ruhunu da taşır.
Ankara Palas, Cumhuriyet’in ilk yıllarından bugüne Ankara’nın değişimine, sosyal hayatına ve diplomasi tarihine tanıklık eden yapılardan biridir.
Ulus’ta, İkinci Meclis Binası’nın tam karşısında yer alan Ankara Palas’ın temeli 1924 yılında atıldı. İlk tasarımı Mimar Vedat Tek tarafından hazırlanan yapı, daha sonra Mimar Kemalettin Bey’in tasarımına göre tamamlandı ve 1928 yılında hizmete açıldı. Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın önemli örneklerinden biri olan Ankara Palas, Cumhuriyet’in yeni başkentinde yükselen simge yapılardan biri hâline geldi.
Ancak Ankara Palas’ın hikâyesi yalnızca mimarisinin hikâyesi değildir. Biraz da Cumhuriyet’in değişen sosyal hayatının hikâyesidir…
Milletvekilleri burada buluştu.
Gazeteciler ve sanatçılar burada bir araya geldi.
Yabancı devlet adamları ve diplomatik heyetler burada ağırlandı.
Cumhuriyet baloları burada düzenlendi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Doğu’dan Batı’ya açılan pencere” olarak tanımladığı Ankara Palas, Cumhuriyet’in ilk yıllarında başkentin siyasi, sosyal ve diplomatik yaşamının önemli merkezlerinden biri oldu.
Atatürk’ün de sık sık bulunduğu yapı, Cumhuriyet tarihinin hafızalara kazınan anlarına ev sahipliği yaptı. Manevi kızı Nebile Hanım’ın düğünü ve Atatürk’ün bu düğünde onunla yaptığı dans da Ankara Palas’ın tarihine geçen anılar arasında yer aldı.
İkinci Meclis’in hemen karşısındaki konumuyla milletvekillerini, gazetecileri ve sanatçıları buluşturan Ankara Palas, 1930’larda başkentin siyasal ve sosyal yaşamının önemli buluşma noktalarından biri hâline geldi. Cumhuriyet’le birlikte değişen toplumsal yaşamın izleri bu salonlarda görünür hâle gelirken, özellikle kadınların sosyal hayata eşit koşullarda katılımını destekleyen etkinlikler ve Cumhuriyet baloları Ankara Palas’ın hafızasında önemli bir yer edindi.
Ankara Palas, aynı zamanda genç Cumhuriyet’in dünyayla kurduğu diplomatik ilişkilerin önemli duraklarından biri oldu. Yıllar boyunca İran Şahı Rıza Pehlevi, Afgan Kralı Emanullah Han, Irak Kralı Faysal, Yunanistan Başbakanı Eleftherios Venizelos ve ABD Başkanı Dwight Eisenhower gibi yabancı devlet insanlarını ağırladı. Böylece yapı, yalnızca Ankara’nın sosyal yaşamına değil, Türkiye’nin diplomasi tarihine de tanıklık etti.
Yıllar geçti.
Ankara değişti.
Ankara Palas’ın işlevi de zamanla değişti.
1975’e kadar otel olarak kullanılan yapı, 1976-1982 yılları arasında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından ofis ve sergi alanı olarak kullanıldı. 1982 yılında Dışişleri Bakanlığı tarafından kapsamlı bir restorasyondan geçirilen Ankara Palas, 1983 yılında Ankara Palas Devlet Konukevi olarak yeniden hizmete açıldı. 2018 yılında Cumhurbaşkanlığına bağlı Millî Saraylar İdaresi Başkanlığına devredilen tarihî yapı, kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından 2024 yılında Ankara Palas Müzesi olarak kapılarını ziyaretçilere açtı.
Bugün yaklaşık bin metrekarelik sergi alanında 1200’e yakın eserin ziyaretçilerle buluştuğu Ankara Palas Müzesi; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan koleksiyonları, saray arşivine ait belgeleri, yazma ve matbu eserleri, tabloları, saatleri, mühürleri, sikkeleri ve Atatürk’e ait bazı kişisel eşyaları bünyesinde barındırıyor. Bir zamanlar Cumhuriyet balolarına, resmî davetlere ve diplomatik görüşmelere ev sahipliği yapan Ankara Palas, bugün taşıdığı tarihî hafızayı ziyaretçilerine aktarmaya devam ediyor.
“Balolar geçti. Konuklar değişti. Ankara büyüdü. Ankara Palas tanıklık etmeye devam etti.”
Cumhuriyet’in ilk yıllarından bugüne taşıdığı hatıralarla Ankara Palas’a; bu tarihî yapının korunmasına, yaşatılmasına ve Ankara’nın kent hafızasının bir parçası olarak gelecek kuşaklara aktarılmasına emek veren herkese teşekkür ediyoruz.








