
Ankara’ya İz Bırakanlar: Hallaçlı Mehmet Ağa
11/05/2026
Ankara Kent Konseyi Haftalık Program | 11-17 Mayıs 2026
11/05/2026(D:1945, Ö:2020)
Türk Gazeteci, Yazar
Ankara’dan yükselen bir gazetecilik hafızası
Türk basınında unutulmaz bir iz
Mizahı, eleştiriyi ve vicdanı aynı satırda buluşturan güçlü bir kalem
Yalnızca insanın değil; doğanın ve sessiz dostların da sesi
1945 yılında Şanlıurfa’da dünyaya gelen Bekir Coşkun, Türk basınının en güçlü kalemlerinden biri olarak hafızalarda yer edindi. Memur bir babanın çocuğu olarak büyüyen Coşkun, ilk ve orta öğrenimini Şanlıurfa’da tamamladıktan sonra eğitim yolculuğunu Ankara’da sürdürdü.
Başkent Gazetecilik Özel Yüksekokulu’ndan mezun olan Coşkun’un Ankara ile kurduğu bağ, yalnızca bir eğitim hikayesi değil; aynı zamanda düşünce dünyasını ve gazetecilik kimliğini şekillendiren önemli bir dönüm noktası oldu.
Gazeteciliğe 1974 yılında foto muhabiri olarak başlayan Coşkun; polis muhabirliği ve parlamento muhabirliği gibi görevlerle mesleğin sahadaki en yoğun alanlarında çalıştı.
1978’de Günaydın Gazetesi’nde yazmaya başladığı “Dokuzuncu Köy” köşesiyle dikkat çekti. Daha sonra Sabah Gazetesi’nde “Onuncu Köy” başlığıyla sürdürdüğü yazıları, onu Türkiye’nin en çok okunan köşe yazarlarından biri haline getirdi. Ardından Hürriyet, Habertürk, Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerinde yazılarıyla geniş kitlelere ulaştı.
Ankara’da başlayan medya yolculuğu, onu Türkiye’nin en çok okunan köşe yazarlarından biri yaptı.
Sade ama etkili dili, toplumun vicdanına dokunan üslubu ve cesur kalemiyle tanınan Bekir Coşkun; yalnızca siyasi yorumlarıyla değil, insan ve doğa sevgisiyle de öne çıktı. Hayvan sevgisini simgeleyen “Pako’ya Mektuplar” yazıları büyük ilgi gördü. Bu eser daha sonra TRT tarafından diziye uyarlandı ve başta BBC olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde yayımlandı.
“Dövlet”, “Avukatımı İstiyorum”, “Pako’ya Mektuplar” ve “Ben Pako” adlı kitaplarıyla da edebiyat dünyasında da iz bırakan Coşkun; güçlü gözlem yeteneği, mizahi anlatımı ve toplumsal duyarlılığıyla farklı kuşakların hafızasında yer etti.
2020 yılında yaşamını yitiren Bekir Coşkun, ardında yalnızca yazılar değil; düşünce özgürlüğünü, vicdanı ve halkın sesini savunan güçlü bir gazetecilik mirası bıraktı.
O, kalemiyle yalnızca gündemi yorumlamadı; toplumsal hafızaya, vicdana ve demokrasi kültürüne de katkı sundu. Bugün geriye dönüp bakıldığında, Bekir Coşkun’un satırlarında yalnızca bir gazetecinin değil; insanı, doğayı ve memleketini önemseyen güçlü bir aydının izleri görülmektedir.
Türk basınına, düşünce dünyamıza ve Ankara’nın kültürel hafızasına sunduğu değerli katkıları saygı ve minnetle anıyor, Bekir Coşkun’u rahmet ve özlemle yad ediyoruz.



