
Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz’dan TRT’nin 62. Kuruluş Yıldönümüne İlişkin Basın Açıklaması
02/05/2026
Ankara’dan Ünye’ye Katılımcı Yönetim Vurgusu!
03/05/2026MİLLETİ AYAĞA KALDIRAN BİR RUH…
O, Türkçülüğü kürsüde bir heyecana, millette bir şuura çevirdi.
Onun sözlerinde Türkçülük, birleştirici bir bilinçti.
Hitabeti, bir milletin kalbine dokunan en güçlü sesti.
Onun hitabetinde Türkçülük, bir milletin diriliş nefesiydi.
Hamdullah Suphi Tanrıöver, Ankara’nın sadece bir başkent değil, aynı zamanda bir fikir ve mücadele merkezi olduğu yıllarda sesiyle iz bırakan önemli şahsiyetlerden biridir. Onun hayatı, milletin zor zamanlarında sözün nasıl bir kuvvet olabileceğini gösteren bir örnek olarak öne çıkar.
Ankara’nın milli mücadele yıllarında bir “ruh” kazandığı söylenir. İşte bu ruhun oluşmasında Hamdullah Suphi Tanrıöver’in sesi, düşüncesi ve inancı önemli bir yer tutar. O, kelimeleriyle cephede savaşan askere moral, mecliste çalışan vekillere cesaret, millete ise umut vermiştir.
1885 yılında dünyaya gelen Tanrıöver, iyi bir eğitim alarak edebiyata ve düşünce hayatına yöneldi. Ancak onu asıl farklı kılan, kelimeleri birer duygu ve inanç taşıyıcısı haline getiren güçlü hitabetiydi. Özellikle Türk Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara’da yaptığı konuşmalar, milletin moralini yükselten, direniş ruhunu canlı tutan bir etki oluşturdu. O, kürsüye çıktığında sadece konuşmaz; bir milletin hafızasına ve vicdanına seslenirdi.
Ankara’da toplanan TBMM çatısı altında milletvekili olarak görev alan Tanrıöver, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde yürütülen milli mücadelede aktif rol oynadı.
Hamdullah Suphi’nin Ankara’ya bıraktığı en güçlü izlerden biri Türkçülük düşüncesine yaptığı vurgudur. Türk Ocakları başkanı olarak, Türk milletinin diline, tarihine ve kültürüne sahip çıkması gerektiğini savundu. Ona göre Türkçülük, dar bir anlayış değil; milleti bir arada tutan, ortak değerleri güçlendiren bir bilinçti. Türk dilinin sadeleşmesi, milli kültürün korunması ve genç nesillerin bu bilinçle yetişmesi onun en önemli idealleri arasındaydı.
Tanrıöver, Ankara’ya sadece bir siyasetçi olarak değil; bir hatip, bir aydın ve bir Türkçülük savunucusu olarak iz bırakmıştır. Onun mirası, bugün hala milli kimlik, dil ve kültür üzerine yapılan tartışmalarda kendini hissettirmeye devam etmektedir.
Türk milletinin kalbine işleyen sesi için kendisine minnettarız.
Aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor, milletimize kattığı ruh için şükran duyuyoruz.



