
AKK “Başkentte Çocukların Gözünden Ankara” Sergisine Kapılarını Açtı
06/06/2026
Ankara’ya İz Bırakanlar: Ankaragücü Futbol Takımı
08/06/20261958–
Ankara’nın en istikrarlı ilişkisi: Ankaralılar ve Kuğulu Park…
Ankara’da herkes bir gün Kuğulu Park’ta buluşur; planlıysa arkadaşlarıyla, plansızsa geçmişiyle…
Ankara’da yön tarifi vermenin en duygusal yolu: “Kuğulu’nun orada buluşalım.”
Kuğular kadar zarif, Ankara kadar köklü bir şehir mirası…
Şehrin telaşı arasında huzurun ve hatıraların adresi…
Kuğulu Park, Ankara’nın en sevilen simgelerinden biridir. Ancak bugünkü görünümüne kavuşmadan önce bölge, içinden küçük bir dere geçen ve kavak ağaçlarıyla kaplı doğal bir alandı. Hatta semtin adı olan Kavaklıdere de bu kavaklardan ve dereden gelir.
1958 yılında Ankara Belediyesi, Kavaklıdere’de kalan gölet ve çevresini düzenleyerek halka açık bir park haline getirdi. Daha sonra 1970’lerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan Vedat Dalokay döneminde yapılan düzenlemeler sayesinde park kentin gözde buluşma noktalarından biri oldu.
7 bin 743 m² alana sahip parkta havuzda kuğu, kaz ve ördeklerle birlikte 24 farklı kuş türü bulunur. Kavak, çınar, erguvan ve alıç ağaçları ile çeşitli çalı grupları ve mevsimlik çiçekler yer alır.
Heykeltraş Attila Onaran’ın 1977’de belediyeye hibe ettiği çelik malzemeden yapılmış Ayakta Öpüşenler adlı heykel parkın simgelerindendir.
Parkın girişinde ise, Ümit Öztürk’in eseri olan Tunalı Hilmi heykeli 2006’da dikilmiştir
Parkın en bilinen özelliği olan kuğular, Ankara’ya uluslararası bir dostluk armağanı olarak geldi. Viyana Belediyesi’nin hediye ettiği beyaz kuğular parkın göletine yerleştirildi. Zamanla insanlar parkı kuğularla özdeşleştirdi ve “Kuğulu Park” adı benimsendi. Daha sonra Pekin’den getirilen siyah kuğular da parka katıldı. Bu nedenle bugün parkta hem beyaz hem siyah kuğular görülebilir.
Kuğulu Park sadece bir park değil; Tunalı Hilmi çevresindeki sosyal hayatın, buluşmaların, yürüyüşlerin ve şehir kültürünün bir parçasıdır.
Bugün Kuğulu Park denince çoğu Ankaralının aklına yalnızca kuğular değil; çocukluk anıları, ilk buluşmalar, Tunalı’da yapılan yürüyüşler ve şehrin ortasındaki küçük bir nefes alma alanı gelir. Bu yüzden park, Ankara’nın en güçlü kent simgelerinden biri olarak kabul edilir.
Kimi için okul çıkışında arkadaşlarla buluşulan ilk adres, kimi için Tunalı’da başlayan uzun yürüyüşlerin başlangıç noktasıdır. Parkın banklarında saatlerce sohbet eden öğrenciler, çocuklarını kuğuları izlemeye getiren aileler, ilk buluşmalarının heyecanını yaşayan gençler ve yıllar sonra aynı ağaçların altında geçmişi hatırlayan yaşlılar, bu mekânın görünmez hikâyesini oluşturur. Her bankta bir sohbetin, her patikada bir karşılaşmanın, her köşede unutulmayan bir anının izi vardır.
Bu nedenle Kuğulu Park’ın hikâyesi yalnızca kuğularıyla anlatılamaz; onu anlamlı kılan, burada geçirilen çocukluklar, dostluklar, aşklar, ayrılıklar ve yıllar boyunca biriken sayısız insan hikâyesidir.
Bugün Kuğulu Park’a yolu düşen herkes, farkında olsa da olmasa da, bu ortak hafızanın bir parçası olur. Çünkü bazı mekânlar sadece bulundukları şehre değil, o şehirde yaşayan insanların yaşamlarına da iz bırakır.
Kuğulu Park da Ankara’nın belleğinde böyle bir yer olarak yaşamaya devam etmektedir.
Sevgili Kuğulu Park,
Yıllardır Ankara’nın kalbinde yalnızca kuğulara ve ağaçlara değil, milyonlarca hatıraya da ev sahipliği yaptığın için teşekkür ederiz.
Çocukluğumuzun merakına, gençliğimizin heyecanına, dostluklarımıza, aşklarımıza ve bazen de sessizce dinlenme ihtiyacımıza kucak açtın.
Gölgende kurulan dostluklar, banklarında yapılan sohbetler ve göletinde süzülen kuğularla nice kuşağın hafızasında silinmeyecek izler bıraktın.
Ankara’yı sadece daha güzel değil, daha yaşanabilir ve daha anlamlı bir şehir haline getirdiğin için sana teşekkür ediyor; geçmişten bugüne taşıdığın tüm anılar için minnet duyuyoruz.



