
Ankara’ya İz Bırakanlar: Mirza Kök
01/05/2026
Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz’dan TRT’nin 62. Kuruluş Yıldönümüne İlişkin Basın Açıklaması
02/05/2026Başkentten doğan ve dünyaya ses olan yayıncılık geleneği
Türkiye’nin Yayıncılık Markası
Cumhuriyet’in İletişim Mirasını Küresel Etkiyle Buluşturan Köklü Kurum
Ankara’nın Medya Okulu
85 Milyonun Ortak Sesi ve Dünyaya Açılan Kapısı
Ankara’ya iz bırakan en köklü kurumlardan biri olan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, Türkiye’de kamu yayıncılığının temellerini atan ve başkentin kurumsal kimliğine yön veren en önemli yapılardan biridir.
TRT’nin hikayesi, aslında Ankara’nın Cumhuriyet’le birlikte şekillenen iletişim ve kültür merkezi olma süreciyle iç içedir. TRT’den önce de radyo yayıncılığı Ankara’da başlamış, 1927’de kurulan Ankara Radyosu Cumhuriyet’in sesini Anadolu’ya duyuran en önemli araçlardan biri olmuştur. Bu miras üzerine inşa edilen TRT, 1 Mayıs 1964’te özel yasayla kurularak yayıncılıkta özerk ve kamu hizmeti odaklı yeni bir dönemin kapısını aralamıştır.
TRT’nin kısa satırlara sığdırılmaya çalışılan uzun hikayesi, aynı zamanda Türkiye’nin işitsel ve görsel hafızasını oluşturan, yüz yıla yakın bir tecrübenin de hikayesidir. 6 Mayıs 1927’deki ilk radyo ve 31 Ocak 1968’deki ilk televizyon yayınının ardından, bugün dünyanın 7 kıtasına 17 televizyon, 17 radyo kanalı ve dijital platformları ile 41 dil ve lehçede ulaşan TRT, dünyanın yedi kıtasında etkin, Türkiye’nin uluslararası etki yaratan yayıncılık markasıdır.
Türkiye’nin görsel ve işitsel hafızası Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, kuruluşundan bugüne kamu yayıncısı sorumluluğunu ve özenini koruyarak, ülkenin tüm fertlerine ulaşmayı görev edinmiş, dünyanın yedi kıtasına uzanan uluslararası etki vizyonuyla ülkemizin dünyadaki sesi olmuştur.
TRT, ülke genelinde ve dünyada milyonlarca izleyiciye ulaşırken, sadece televizyon kanallarıyla değil, radyo istasyonları, dijital platformlar ve basılı yayınlarla da medya dünyasında etkin bir rol oynamaktadır. Yarım asrı aşan televizyonculuk deneyimini, köklerinden aldığı güçle devam ettirirken izleyicisinin ihtiyaçlarına çağın ilerisinde bir bakış açısıyla cevap vermektedir.
TRT’nin Ankara’daki varlığı, aynı zamanda başkentin bir “medya okulu” haline gelmesini sağlamıştır. Spikerlikten yönetmenliğe, habercilikten yapımcılığa kadar birçok alanda yetişen nitelikli insan kaynağı, Türkiye’de yayıncılık standartlarının belirlenmesinde öncü rol oynamıştır. Bu yönüyle TRT, sadece içerik üreten bir kurum değil; aynı zamanda bir eğitim ve kültür merkezi işlevi görmüştür.
Bugün TRT, köklü yayıncılık mirasını dijitalleşme ve yeni medya vizyonuyla birleştirerek hem Ankara’nın tarihsel rolünü yaşatmakta hem de Türkiye’nin hikayesini uluslararası platformlarda anlatmayı sürdürmektedir.
Başkentte doğan bu güçlü ses, aradan geçen onlarca yıla rağmen hala Türkiye’nin ortak hafızasını şekillendirmeye devam etmektedir.
Ülkemizin sesi ve hafızası olan TRT’ye emek veren tüm çalışanlara teşekkür ediyor; kurumun başarılarının artarak devam etmesini diliyoruz.






