
Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek İle Bir Araya
27/08/2026
Çocuk İhtiyaçları Haritası Ankara Tanıtım Toplantısı
28/08/2026İş İnsanı, Sanayici
1901-1996
“Ankara’da Başlayan Bir Girişimcilik Hikâyesi”
“Küçük Bir Dükkândan Türkiye’nin Sanayileşme Yolculuğuna…”
“Ticaretten Sanayiye, Eğitimden Sağlığa Uzanan Bir Ömür”
Bazı insanların hikâyesi doğduğu şehirle başlar, zamanla bir ülkenin hikâyesinin parçasına dönüşür. Vehbi Koç’un hikâyesi de Ankara’da başladı.
1901 yılında Ankara’nın Keçiören ilçesinin Çoraklık semtinde dünyaya gelen Vehbi Koç, eğitim hayatına Hacı Bayram çevresindeki okullarda başladı, ardından Ankara İdadisi’nde öğrenim gördü. Henüz 16 yaşındayken, 1917 yılında babasının onun için açtığı küçük bakkal dükkânıyla iş hayatına adım attı.
1926 yılında babasının ticarethanesini devralarak “Koçzade Ahmet Vehbi” adıyla Ankara Ticaret Odası’na kaydettirdi. Ankara’nın başkent olmasıyla birlikte artan yapılaşma ihtiyacını görerek yapı malzemeleri alanına yöneldi. 1928 yılında Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Vehbi Koç, farklı dönemlerde toplam 18 yıl bu görevi üstlenerek başkentin gelişen ticaret hayatında önemli sorumluluklar aldı. İlerleyen yıllarda ise ticari faaliyetlerini Ankara’nın dışına taşıyarak girişimlerini farklı kentlere ve sektörlere genişletti.
Ankara büyüyordu.
Yeni yapılar yükseliyor, ticaret gelişiyor, genç Cumhuriyet’in başkenti dönüşüyordu.
Vehbi Koç’un iş hayatı da bu değişimle birlikte büyüdü.
1950’li yıllarda sanayi yatırımlarına ağırlık veren Koç; otomotivden beyaz eşyaya, enerjiden üretime uzanan farklı alanlarda girişimlerde bulundu. Türk Traktör, Türk Demir Döküm, Arçelik ve Aygaz gibi kuruluşların ardından 1963 yılında şirketlerini Koç Holding çatısı altında topladı.
Ancak onun hikâyesi yalnızca ticaretin ve sanayinin hikâyesi değildi.
Eğitim vardı.
Sağlık vardı.
Kültür vardı.
Topluma bırakılan kalıcı değerler vardı.
Vehbi Koç Öğrenci Yurdu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Vehbi Koç Göz Bankası ve ODTÜ Vehbi Koç Öğrenci Yurdu, onun Ankara’daki sosyal girişimleri arasında yer aldı. Türk Eğitim Vakfı’nın kuruluşuna öncülük eden Koç, 1969 yılında eğitim, sağlık ve kültür alanlarında faaliyet göstermek üzere Vehbi Koç Vakfı’nı kurdu.
Belki de Vehbi Koç’un Ankara’yla kurduğu bağı özel yapan tam olarak budur:
Bu kentte doğdu.
Bu kentte yetişti.
İş hayatına bu kentte başladı.
Ve Ankara’dan başlayan hikâyesini Türkiye’ye taşıdı.
Vehbi Koç’un kendi sözleriyle ifade ettiği “Devletim ve ülkem var oldukça ben de varım” anlayışı, onun iş hayatından sosyal girişimlerine uzanan yaklaşımının da özeti oldu.
25 Şubat 1996’da, 95 yıllık yaşamının ardından geride yalnızca şirketler ve fabrikalar değil; eğitimden sağlığa, kültürden sosyal hizmetlere uzanan kurumlar ve girişimler bıraktı.
Bugün Ankara, onun çocukluğunun ve ilk ticaret yıllarının Ankara’sından çok farklı.
Keçiören büyüdü.
Hacı Bayram’ın çevresi değişti.
Başkent genişledi.
Bir zamanlar küçük bir bakkal dükkânında başlayan hikâye ise Ankara’nın sınırlarını çoktan aştı.
Çünkü bazı insanlar bir kentte yalnızca yaşamaz; çalışmalarıyla o kentin ekonomik, sosyal ve kültürel hafızasında kendilerine bir yer açar.
Ankara’ya ve Türkiye’ye kazandırdığı değerlerle; iş dünyasında açtığı yollar, eğitimden sağlığa uzanan sosyal girişimleri ve gelecek kuşaklara bıraktığı kurumlarla Vehbi Koç’u saygı ve minnetle anıyoruz.



