Engelliler Haftası'na Özel “Kendine Engel Olma Etkinliği”

Engelliler Haftası’na Özel “Kendine Engel Olma Etkinliği”

Ankara Kent Konseyi Engelli Meclisi yaptığı basın duyurusunda, “10-16 Mayıs Engelliler Haftası sesimizi daha yüksek duyurabilmek için çeşitli etkinliklerle değerlendirmeye çalıştığımız bir hafta. Bu vesileyle, bir kez daha aşağıda sıraladığımız konulara kamuoyunun dikkatini çekmek istiyoruz:
Ne yazık ki hala ele aldığımız kitlenin büyüklüğüne ilişkin eski verilere, dünya genelinde kullanılan oranlara başvurmak zorunda kalıyoruz. 2011 yılı Nüfus ve Konut Araştırması verilerine göre Türkiye nüfusunun en az %6,9’u engelli bireylerden oluşmaktadır. Engelli erkeklerin oranı %5,9 iken bu oran engelli kadınlar için %7,9’dur. Bu verilerin yenilenmesi, 2023 yılında yaşanan büyük depremin sonuçlarının da tespit edilmesi gerekmektedir.
Engellilik denilince ilk akla gelen sosyal dışlanmanın önüne geçilmesi, engellilerin toplumsal hayata katılımları için çeşitli politikalar
oluşturulması; oluşturulan politikaların uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir.
Dışlanmanın karşıtı olan toplumsal hayata katılma, sosyal içerme “sosyal devlet”in temel amaçlarındandır. Engellilerin hiçbir ayrımcılığa
uğramadan hayatın bütün alanlarında tam ve eşit olarak yer alması, tüm fırsatlardan eşit olarak yararlanması gerekmektedir.
Bunun için öncelikle;
Siyasi temsil ve kendilerine yönelik karar mekanizmalarında yer alma Eğitim hizmetlerinden “ayrıştırılmadan” yararlanma
Sosyal güvenlik sisteminde yer alma
Sağlık hizmetlerinden yararlanabilme, İş, istihdam olanaklarına erişim, Bağımsız yaşam hakkı
Sosyal statü eşitliği
gibi ülkemizin de imza koyduğu Birleşmiş Milletler Engelli Bireylerin Hakları Sözleşmesi’nde ayrıntılı ele alınmış hakların kazanımı ve uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir.

Uygulamaya geçilmesi için, engelli bireylerin tüm bu alanlarda yer almalarının önündeki engellerin yine sözleşmede yer aldığı şekilde “makul düzenleme” “makul uyumlaştırma” yoluyla aşılır hale getirilmesi
gerekmektedir.
Makul düzenleme siyaset, eğitim, sağlık, istihdam, adalet, sosyal mekanlar, ulaşım gibi her alanda erişebilirliğe götüren bir kavramdır.
Örneğin, siyasette makul düzenleme engelli bireylerin kendilerini temsil edebilmelerine yönelik kota uygulamasıdır. Yerel yönetimlerin
kaldırımları düzenlemesi, yolları tekerlekli sandalye kullanımına uygun hale getirmesi, ulaşım araçlarında kullanım kolaylığı sağlaması vb. makul düzenlemedir.
Engelliler “muhtaç❞ değil, üretken ve kendi hayatlarını kazanan insanlar olmak istemektedir. Bunun için eğitimlerine uygun alanlarda çalışmak, iş yerlerinde uygulanan engelli kotasına göstermelik olarak uymak için işe alınmak istememektedir. İş yerlerinin fiziksel olarak engellinin erişebileceği yerler haline getirilmesi makul düzenlemedir.
Eğitim kurumlarının erişilebilir mekânlar haline getirilmesi keza makul düzenlemedir.
Sinema, tiyatro, spor salonları, kafe gibi sosyal, kültürel alanlara fiziki erişim için önlemlerin alınması makul düzenlemedir.
Devletler bu önlemleri almak üzere BM Engeli Hakları Sözleşmesi’ne imza koymuş, ulusal yasalarını bu sözleşme ile uyumlaştırma yükümlülüğü altına girmişlerdir.
Toplumdaki ön yargı, olumsuz tutum ve davranışların önüne geçmek için politikalar geliştirmek, engellileri karar mekanizmalarına katmak gereklidir.
Tüm bu konularda sesimizi daha yüksek duyurmak için, toplumsal barış için, kimsenin geride bırakılmadığı bir gelecek için, hep birlikte yaşamın her alanında engelleri ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak için, “herkes için iyi” olanı inşa etmek için mücadele edeceğiz. Herkesi bu mücadelemize ortak olmaya çağırıyoruz.
Saygılarımızla …” ifadelerine yer verdi.

Önerilen Yazılar